يس

Yâsîn Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

36. sure83 ayetYa-SinMushaf sayfa 44022. cüz

Yâsîn Suresi'nin 83 ayetini Arapça aslı, Türkçe okunuşu ve Diyanet İşleri meali ile okuyun. Diğer meallerle karşılaştırmak için okuma ekranını kullanabilirsiniz.

Tüm meallerle karşılaştır →
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Yâsîn Suresi 2. AyetSayfa 440 · Cüz 22

وَالْقُرْآنِ الْحَكِيمِ

Okunuşu

velḳur'âni-lḥakîm.

Diyanet İşleri Meali

Kuran'ı Hakim'e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin.

Yâsîn Suresi 3. AyetSayfa 440 · Cüz 22

إِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَلِينَ

Okunuşu

inneke lemine-lmürselîn.

Diyanet İşleri Meali

Kuran'ı Hakim'e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin.

Yâsîn Suresi 4. AyetSayfa 440 · Cüz 22

عَلَىٰ صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Okunuşu

`alâ ṣirâṭim müsteḳîm.

Diyanet İşleri Meali

Kuran'ı Hakim'e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin.

Yâsîn Suresi 5. AyetSayfa 440 · Cüz 22

تَنزِيلَ الْعَزِيزِ الرَّحِيمِ

Okunuşu

tenzîle-l`azîzi-rraḥîm.

Diyanet İşleri Meali

Bu, babaları uyarılmadığından gafil kalmış bir milleti uyarman için güçlü ve merhametli olan Allah'ın indirdiği Kuran'dır.

Yâsîn Suresi 6. AyetSayfa 440 · Cüz 22

لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّا أُنذِرَ آبَاؤُهُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ

Okunuşu

litünẕira ḳavmem mâ ünẕira âbâühüm fehüm gâfilûn.

Diyanet İşleri Meali

Bu, babaları uyarılmadığından gafil kalmış bir milleti uyarman için güçlü ve merhametli olan Allah'ın indirdiği Kuran'dır.

Yâsîn Suresi 7. AyetSayfa 440 · Cüz 22

لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلَىٰ أَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Okunuşu

leḳad ḥaḳḳa-lḳavlü `alâ ekŝerihim fehüm lâ yü'minûn.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, hüküm çoğunun aleyhine gerçekleşmiştir, bunun için artık inanmazlar.

Yâsîn Suresi 8. AyetSayfa 440 · Cüz 22

إِنَّا جَعَلْنَا فِي أَعْنَاقِهِمْ أَغْلَالًا فَهِيَ إِلَى الْأَذْقَانِ فَهُم مُّقْمَحُونَ

Okunuşu

innâ ce`alnâ fî a`nâḳihim aglâlen fehiye ile-l'eẕḳâni fehüm muḳmeḥûn.

Diyanet İşleri Meali

Boyunlarına, çenelerine kadar varan demir halkalar geçirmişizdir, bunun için başları yukarı kalkıktır.

Yâsîn Suresi 9. AyetSayfa 440 · Cüz 22

وَجَعَلْنَا مِن بَيْنِ أَيْدِيهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَأَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ

Okunuşu

vece`alnâ mim beyni eydîhim seddev vemin ḫalfihim sedden feagşeynâhüm fehüm lâ yübṣirûn.

Diyanet İşleri Meali

Önlerine ve arkalarına sed çekmişizdir. Gözlerini perdelediğimizden artık göremezler.

Yâsîn Suresi 10. AyetSayfa 440 · Cüz 22

وَسَوَاءٌ عَلَيْهِمْ أَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Okunuşu

vesevâün `aleyhim eenẕertehüm em lem tünẕirhüm lâ yü'minûn.

Diyanet İşleri Meali

Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.

Yâsîn Suresi 11. AyetSayfa 440 · Cüz 22

إِنَّمَا تُنذِرُ مَنِ اتَّبَعَ الذِّكْرَ وَخَشِيَ الرَّحْمَـٰنَ بِالْغَيْبِ ۖ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَأَجْرٍ كَرِيمٍ

Okunuşu

innemâ tünẕiru meni-ttebe`a-ẕẕikra veḫaşiye-rraḥmâne bilgayb. febeşşirhü bimagfirativ veecrin kerîm.

Diyanet İşleri Meali

Sen ancak, Kuran'a uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Artık o kimseyi, bağışlanma ve cömertçe verilecek bir ecirle müjdele.

Yâsîn Suresi 12. AyetSayfa 440 · Cüz 22

إِنَّا نَحْنُ نُحْيِي الْمَوْتَىٰ وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَآثَارَهُمْ ۚ وَكُلَّ شَيْءٍ أَحْصَيْنَاهُ فِي إِمَامٍ مُّبِينٍ

Okunuşu

innâ naḥnü nuḥyi-lmevtâ venektübü mâ ḳaddemû veâŝârahüm. vekülle şey'in aḥṣaynâhü fî imâmim mübîn.

Diyanet İşleri Meali

Şüphesiz ölüleri dirilten, işlediklerini ve eserlerini yazan Biziz; herşeyi, apaçık bir kitabda saymışızdır.

Yâsîn Suresi 13. AyetSayfa 441 · Cüz 22

وَاضْرِبْ لَهُم مَّثَلًا أَصْحَابَ الْقَرْيَةِ إِذْ جَاءَهَا الْمُرْسَلُونَ

Okunuşu

vaḍrib lehüm meŝelen aṣḥâbe-lḳaryeh. iẕ câehe-lmürselûn.

Diyanet İşleri Meali

İnsanlara, halkına elçiler gelen şehri mesel olarak anlat:

Yâsîn Suresi 14. AyetSayfa 441 · Cüz 22

إِذْ أَرْسَلْنَا إِلَيْهِمُ اثْنَيْنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزْنَا بِثَالِثٍ فَقَالُوا إِنَّا إِلَيْكُم مُّرْسَلُونَ

Okunuşu

iẕ erselnâ ileyhimü-ŝneyni fekeẕẕebûhümâ fe`azzeznâ biŝâliŝin feḳâlû innâ ileyküm mürselûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlara iki elçi göndermiştik; onu yalanladıkları için üçüncü biriyle desteklemiştik. Onlar: "Biz size gönderildik" demişlerdi.

Yâsîn Suresi 15. AyetSayfa 441 · Cüz 22

قَالُوا مَا أَنتُمْ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَمَا أَنزَلَ الرَّحْمَـٰنُ مِن شَيْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا تَكْذِبُونَ

Okunuşu

ḳâlû mâ entüm illâ beşerum miŝlünâ vemâ enzele-rraḥmânü min şey'in in entüm illâ tekẕibûn.

Diyanet İşleri Meali

"Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman da bir şey indirmemiştir. Sadece yalan söylüyorsunuz" dediler.

Yâsîn Suresi 16. AyetSayfa 441 · Cüz 22

قَالُوا رَبُّنَا يَعْلَمُ إِنَّا إِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُونَ

Okunuşu

ḳâlû rabbünâ ya`lemü innâ ileyküm lemürselûn.

Diyanet İşleri Meali

Elçiler: "Doğrusu Rabbimiz bizim size gönderildiğimizi bilir; bize düşen ancak apaçık tebliğdir" demişlerdi.

Yâsîn Suresi 17. AyetSayfa 441 · Cüz 22

وَمَا عَلَيْنَا إِلَّا الْبَلَاغُ الْمُبِينُ

Okunuşu

vemâ `aleynâ ille-lbelâgu-lmübîn.

Diyanet İşleri Meali

Elçiler: "Doğrusu Rabbimiz bizim size gönderildiğimizi bilir; bize düşen ancak apaçık tebliğdir" demişlerdi.

Yâsîn Suresi 18. AyetSayfa 441 · Cüz 22

قَالُوا إِنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْ ۖ لَئِن لَّمْ تَنتَهُوا لَنَرْجُمَنَّكُمْ وَلَيَمَسَّنَّكُم مِّنَّا عَذَابٌ أَلِيمٌ

Okunuşu

ḳâlû innâ teṭayyernâ biküm. leil lem tentehû lenercümenneküm veleyemessenneküm minnâ `aẕâbün elîm.

Diyanet İşleri Meali

"Doğrusu sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık; vazgeçmezseniz and olsun ki sizi taşlayacağız ve bizden size can yakıcı bir azap dokunacaktır" dediler.

Yâsîn Suresi 19. AyetSayfa 441 · Cüz 22

قَالُوا طَائِرُكُم مَّعَكُمْ ۚ أَئِن ذُكِّرْتُم ۚ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ مُّسْرِفُونَ

Okunuşu

ḳâlû ṭâiruküm me`aküm. ein ẕükkirtüm. bel entüm ḳavmüm müsrifûn.

Diyanet İşleri Meali

Elçiler: "Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Bu uğursuzluk size öğüt verildiği için mi? Hayır; siz, aşırı giden bir milletsiniz" demişlerdi.

Yâsîn Suresi 20. AyetSayfa 441 · Cüz 22

وَجَاءَ مِنْ أَقْصَى الْمَدِينَةِ رَجُلٌ يَسْعَىٰ قَالَ يَا قَوْمِ اتَّبِعُوا الْمُرْسَلِينَ

Okunuşu

vecâe min aḳṣe-lmedîneti racülüy yes`â ḳâle yâ ḳavmi-ttebi`ü-lmürselîn.

Diyanet İşleri Meali

Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam gelmiş ve şöyle demişti: "Ey Milletim! Gönderilen elçilere uyun."

Yâsîn Suresi 21. AyetSayfa 441 · Cüz 22

اتَّبِعُوا مَن لَّا يَسْأَلُكُمْ أَجْرًا وَهُم مُّهْتَدُونَ

Okunuşu

ittebi`û mel lâ yes'elüküm ecrav vehüm mühtedûn.

Diyanet İşleri Meali

"Sizden bir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar."

Yâsîn Suresi 22. AyetSayfa 441 · Cüz 22

وَمَا لِيَ لَا أَعْبُدُ الَّذِي فَطَرَنِي وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Okunuşu

vemâ liye lâ a`büdü-lleẕî feṭaranî veileyhi türce`ûn.

Diyanet İşleri Meali

"Beni yaratana ne diye kulluk etmeyeyim? Siz de O'na döneceksiniz."

Yâsîn Suresi 23. AyetSayfa 441 · Cüz 22

أَأَتَّخِذُ مِن دُونِهِ آلِهَةً إِن يُرِدْنِ الرَّحْمَـٰنُ بِضُرٍّ لَّا تُغْنِ عَنِّي شَفَاعَتُهُمْ شَيْئًا وَلَا يُنقِذُونِ

Okunuşu

eetteḫiẕü min dûnihî âliheten iy yüridni-rraḥmânü biḍurril lâ tugni `annî şefâ`atühüm şey'ev velâ yünḳiẕûn.

Diyanet İşleri Meali

"O'nu bırakıp da tanrılar edinir miyim? Eğer Rahman olan Allah bana bir zarar vermek isterse, o tanrıların şefaati bana fayda vermez, beni kurtaramazlar."

Yâsîn Suresi 24. AyetSayfa 441 · Cüz 22

إِنِّي إِذًا لَّفِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ

Okunuşu

innî iẕel lefî ḍalâlim mübîn.

Diyanet İşleri Meali

"Doğrusu o takdirde apaçık bir sapıklık içinde olurum."

Yâsîn Suresi 25. AyetSayfa 441 · Cüz 22

إِنِّي آمَنتُ بِرَبِّكُمْ فَاسْمَعُونِ

Okunuşu

innî âmentü birabbiküm fesme`ûn.

Diyanet İşleri Meali

"Şüphesiz ben Rabbinize inandım, beni dinleyin."

Yâsîn Suresi 26. AyetSayfa 441 · Cüz 22

قِيلَ ادْخُلِ الْجَنَّةَ ۖ قَالَ يَا لَيْتَ قَوْمِي يَعْلَمُونَ

Okunuşu

ḳîle-dḫuli-lcenneh. ḳâle yâ leyte ḳavmî ya`lemûn.

Diyanet İşleri Meali

Ona "Cennete gir" denince, "Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!" demişti.

Yâsîn Suresi 27. AyetSayfa 441 · Cüz 22

بِمَا غَفَرَ لِي رَبِّي وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُكْرَمِينَ

Okunuşu

bimâ gafera lî rabbî vece`alenî mine-lmükramîn.

Diyanet İşleri Meali

Ona "Cennete gir" denince, "Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!" demişti.

Yâsîn Suresi 28. AyetSayfa 442 · Cüz 23

وَمَا أَنزَلْنَا عَلَىٰ قَوْمِهِ مِن بَعْدِهِ مِن جُندٍ مِّنَ السَّمَاءِ وَمَا كُنَّا مُنزِلِينَ

Okunuşu

vemâ enzelnâ `alâ ḳavmihî mim ba`dihî min cündim mine-ssemâi vemâ künnâ münzilîn.

Diyanet İşleri Meali

Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.

Yâsîn Suresi 29. AyetSayfa 442 · Cüz 23

إِن كَانَتْ إِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً فَإِذَا هُمْ خَامِدُونَ

Okunuşu

in kânet illâ ṣayḥatev vâḥideten feiẕâ hüm ḫâmidûn.

Diyanet İşleri Meali

Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.

Yâsîn Suresi 30. AyetSayfa 442 · Cüz 23

يَا حَسْرَةً عَلَى الْعِبَادِ ۚ مَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ

Okunuşu

yâ ḥasraten `ale-l`ibâd. mâ ye'tîhim mir rasûlin illâ kânû bihî yestehziûn.

Diyanet İşleri Meali

Kullara yazıklar olsun! Kendilerine hangi elçi gelse, onu alaya alıyorlardı.

Yâsîn Suresi 31. AyetSayfa 442 · Cüz 23

أَلَمْ يَرَوْا كَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّنَ الْقُرُونِ أَنَّهُمْ إِلَيْهِمْ لَا يَرْجِعُونَ

Okunuşu

elem yerav kem ehleknâ ḳablehüm mine-lḳurûni ennehüm ileyhim lâ yerci`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Kendilerinden önce nice nesilleri yok ettiğimizi, onların bir daha kendilerine dönmediklerini görmezler mi?

Yâsîn Suresi 32. AyetSayfa 442 · Cüz 23

وَإِن كُلٌّ لَّمَّا جَمِيعٌ لَّدَيْنَا مُحْضَرُونَ

Okunuşu

vein küllül lemmâ cemî`ul ledeynâ muḥḍarûn.

Diyanet İşleri Meali

Hepsi huzurumuza getirileceklerdir.

Yâsîn Suresi 33. AyetSayfa 442 · Cüz 23

وَآيَةٌ لَّهُمُ الْأَرْضُ الْمَيْتَةُ أَحْيَيْنَاهَا وَأَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّا فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ

Okunuşu

veâyetül lehümü-l'arḍu-lmeyteh. aḥyeynâhâ veaḫracnâ minhâ ḥabben feminhü ye'külûn.

Diyanet İşleri Meali

İşte onlara bir delil: Ölü yeri diriltir ve oradan taneler çıkarırız da ondan yerler.

Yâsîn Suresi 34. AyetSayfa 442 · Cüz 23

وَجَعَلْنَا فِيهَا جَنَّاتٍ مِّن نَّخِيلٍ وَأَعْنَابٍ وَفَجَّرْنَا فِيهَا مِنَ الْعُيُونِ

Okunuşu

vece`alnâ fîhâ cennâtim min neḫîliv vea`nâbiv vefeccernâ fîhâ mine-l`uyûn.

Diyanet İşleri Meali

Orada hurmalıklar ve üzüm bağları var ederiz, aralarında pınarlar fışkırtırız.

Yâsîn Suresi 35. AyetSayfa 442 · Cüz 23

لِيَأْكُلُوا مِن ثَمَرِهِ وَمَا عَمِلَتْهُ أَيْدِيهِمْ ۖ أَفَلَا يَشْكُرُونَ

Okunuşu

liye'külû min ŝemerihî vemâ `amilethü eydîhim. efelâ yeşkürûn.

Diyanet İşleri Meali

Onun ve elleriyle yaptıklarının ürünlerini yesinler; şükretmezler mi?

Yâsîn Suresi 36. AyetSayfa 442 · Cüz 23

سُبْحَانَ الَّذِي خَلَقَ الْأَزْوَاجَ كُلَّهَا مِمَّا تُنبِتُ الْأَرْضُ وَمِنْ أَنفُسِهِمْ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُونَ

Okunuşu

sübḥâne-lleẕî ḫaleḳa-l'ezvâce küllehâ mimmâ tümbitü-l'arḍu vemin enfüsihim vemimmâ lâ ya`lemûn.

Diyanet İşleri Meali

Yerin yetiştirdiklerinden, kendilerinden ve daha bilmediklerinden çift çift yaratan Allah münezzehtir.

Yâsîn Suresi 37. AyetSayfa 442 · Cüz 23

وَآيَةٌ لَّهُمُ اللَّيْلُ نَسْلَخُ مِنْهُ النَّهَارَ فَإِذَا هُم مُّظْلِمُونَ

Okunuşu

veâyetül lehümü-lleyl. nesleḫu minhü-nnehâra feiẕâ hüm mużlimûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlara bir delil de gecedir; gündüzü ondan sıyırırız da karanlıkta kalıverirler.

Yâsîn Suresi 38. AyetSayfa 442 · Cüz 23

وَالشَّمْسُ تَجْرِي لِمُسْتَقَرٍّ لَّهَا ۚ ذَٰلِكَ تَقْدِيرُ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ

Okunuşu

veşşemsü tecrî limüsteḳarril lehâ. ẕâlike taḳdîru-l`azîzi-l`alîm.

Diyanet İşleri Meali

Güneş de yörüngesinde yürüyüp gitmektedir. Bu, güçlü ve bilgin olan Allah'ın kanunudur.

Yâsîn Suresi 39. AyetSayfa 442 · Cüz 23

وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ حَتَّىٰ عَادَ كَالْعُرْجُونِ الْقَدِيمِ

Okunuşu

velḳamera ḳaddernâhü menâzile ḥattâ `âde kel`urcûni-lḳadîm.

Diyanet İşleri Meali

Ay için de sonunda kuru bir hurma dalına döneceği konaklar tayin etmişizdir.

Yâsîn Suresi 40. AyetSayfa 442 · Cüz 23

لَا الشَّمْسُ يَنبَغِي لَهَا أَن تُدْرِكَ الْقَمَرَ وَلَا اللَّيْلُ سَابِقُ النَّهَارِ ۚ وَكُلٌّ فِي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ

Okunuşu

le-şşemsü yembegî lehâ en tüdrike-lḳamera vele-lleylü sâbiḳu-nnehâr. veküllün fî felekiy yesbeḥûn.

Diyanet İşleri Meali

Aya erişmek güneşe düşmez. Gece de gündüzü geçemez. Her biri bir yörüngede yürürler.

Yâsîn Suresi 41. AyetSayfa 443 · Cüz 23

وَآيَةٌ لَّهُمْ أَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ

Okunuşu

veâyetül lehüm ennâ ḥamelnâ ẕürriyyetehüm fi-lfülki-lmeşḥûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.

Yâsîn Suresi 42. AyetSayfa 443 · Cüz 23

وَخَلَقْنَا لَهُم مِّن مِّثْلِهِ مَا يَرْكَبُونَ

Okunuşu

veḫalaḳnâ lehüm mim miŝlihî mâ yerkebûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.

Yâsîn Suresi 43. AyetSayfa 443 · Cüz 23

وَإِن نَّشَأْ نُغْرِقْهُمْ فَلَا صَرِيخَ لَهُمْ وَلَا هُمْ يُنقَذُونَ

Okunuşu

vein neşe' nugriḳhüm felâ ṣarîḫa lehüm velâ hüm yünḳaẕûn.

Diyanet İşleri Meali

Dilesek, onları suda boğardık; ne yardımlarına koşan bulunur ve ne de kendileri kurtulabilirlerdi.

Yâsîn Suresi 44. AyetSayfa 443 · Cüz 23

إِلَّا رَحْمَةً مِّنَّا وَمَتَاعًا إِلَىٰ حِينٍ

Okunuşu

illâ raḥmetem minnâ vemetâ`an ilâ ḥîn.

Diyanet İşleri Meali

Ama katımızdan bir rahmet ve bir süreye kadar geçinme olarak onları geri bıraktık.

Yâsîn Suresi 45. AyetSayfa 443 · Cüz 23

وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ اتَّقُوا مَا بَيْنَ أَيْدِيكُمْ وَمَا خَلْفَكُمْ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

Okunuşu

veiẕâ ḳîle lehümü-tteḳû mâ beyne eydîküm vemâ ḫalfeküm le`alleküm türḥamûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlara: "Geçmişinizden ve geleceğinizden sakının, belki acınırsınız" dendiği zaman yüz çevirirler.

Yâsîn Suresi 46. AyetSayfa 443 · Cüz 23

وَمَا تَأْتِيهِم مِّنْ آيَةٍ مِّنْ آيَاتِ رَبِّهِمْ إِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِضِينَ

Okunuşu

vemâ te'tîhim min âyetim min âyâti rabbihim illâ kânû `anhâ mü`riḍîn.

Diyanet İşleri Meali

Zaten Rabbinin ayetlerinden herhangi biri kendilerine geldiğinde ondan hep yüz çeviregelmişlerdi.

Yâsîn Suresi 47. AyetSayfa 443 · Cüz 23

وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ أَنفِقُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللَّهُ قَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِلَّذِينَ آمَنُوا أَنُطْعِمُ مَن لَّوْ يَشَاءُ اللَّهُ أَطْعَمَهُ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ

Okunuşu

veiẕâ ḳîle lehüm enfiḳû mimmâ razeḳakümü-llâhü ḳâle-lleẕîne keferû lilleẕîne âmenû enuṭ`imü mel lev yeşâü-llâhü aṭ`ameh. in entüm illâ fî ḍalâlim mübîn.

Diyanet İşleri Meali

Onlara: "Allah'ın size verdiği rızıktan sarfedin" denince inkar edenler inananlara: "Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Doğrusu siz apaçık bir sapıklıktasınız" derler.

Yâsîn Suresi 48. AyetSayfa 443 · Cüz 23

وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَـٰذَا الْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ

Okunuşu

veyeḳûlûne metâ hâẕe-lva`dü in küntüm ṣâdiḳîn.

Diyanet İşleri Meali

"Doğru sözlü iseniz bildirin bu vaad ne zamandır?" derler.

Yâsîn Suresi 49. AyetSayfa 443 · Cüz 23

مَا يَنظُرُونَ إِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً تَأْخُذُهُمْ وَهُمْ يَخِصِّمُونَ

Okunuşu

mâ yenżurûne illâ ṣayḥatev vâḥideten te'ḫuẕühüm vehüm yeḫiṣṣimûn.

Diyanet İşleri Meali

Çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek çığlığı beklerler.

Yâsîn Suresi 50. AyetSayfa 443 · Cüz 23

فَلَا يَسْتَطِيعُونَ تَوْصِيَةً وَلَا إِلَىٰ أَهْلِهِمْ يَرْجِعُونَ

Okunuşu

felâ yesteṭî`ûne tevṣiyetev velâ ilâ ehlihim yerci`ûn.

Diyanet İşleri Meali

O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.

Yâsîn Suresi 51. AyetSayfa 443 · Cüz 23

وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَإِذَا هُم مِّنَ الْأَجْدَاثِ إِلَىٰ رَبِّهِمْ يَنسِلُونَ

Okunuşu

venüfiḫa fi-ṣṣûri feiẕâ hüm mine-l'ecdâŝi ilâ rabbihim yensilûn.

Diyanet İşleri Meali

Sura üflenince, kabirlerinden Rablerine koşarak çıkarlar.

Yâsîn Suresi 52. AyetSayfa 443 · Cüz 23

قَالُوا يَا وَيْلَنَا مَن بَعَثَنَا مِن مَّرْقَدِنَا ۜ ۗ هَـٰذَا مَا وَعَدَ الرَّحْمَـٰنُ وَصَدَقَ الْمُرْسَلُونَ

Okunuşu

ḳâlû yâ veylenâ mem be`aŝenâ mim merḳadinâ. hâẕâ mâ ve`ade-rraḥmânü veṣadeḳa-lmürselûn.

Diyanet İşleri Meali

"Vah halimize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı?" derler. Onlara: "İşte Rahman olan Allah'ın vadettiği budur, peygamberler doğru söylemişlerdi" denir.

Yâsîn Suresi 53. AyetSayfa 443 · Cüz 23

إِن كَانَتْ إِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً فَإِذَا هُمْ جَمِيعٌ لَّدَيْنَا مُحْضَرُونَ

Okunuşu

in kânet illâ ṣayḥatev vâḥideten feiẕâ hüm cemî`ul ledeynâ muḥḍarûn.

Diyanet İşleri Meali

Tek bir çığlık kopar, hepsi, hemen huzurumuza getirilmiş olur.

Yâsîn Suresi 54. AyetSayfa 443 · Cüz 23

فَالْيَوْمَ لَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْئًا وَلَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Okunuşu

felyevme lâ tużlemü nefsün şey'ev velâ tüczevne illâ mâ küntüm ta`melûn.

Diyanet İşleri Meali

Artık bugün kimseye hiçbir haksızlıkta bulunulmaz. İşlediklerinizden başkasıyla karşılık görmezsiniz.

Yâsîn Suresi 55. AyetSayfa 444 · Cüz 23

إِنَّ أَصْحَابَ الْجَنَّةِ الْيَوْمَ فِي شُغُلٍ فَاكِهُونَ

Okunuşu

inne aṣḥâbe-lcennehi-lyevme fî şügulin fâkihûn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu bugün, cennetlikler eğlenceyle meşguldürler.

Yâsîn Suresi 56. AyetSayfa 444 · Cüz 23

هُمْ وَأَزْوَاجُهُمْ فِي ظِلَالٍ عَلَى الْأَرَائِكِ مُتَّكِئُونَ

Okunuşu

hüm veezvâcühüm fî żilâlin `ale-l'erâiki müttekiûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.

Yâsîn Suresi 57. AyetSayfa 444 · Cüz 23

لَهُمْ فِيهَا فَاكِهَةٌ وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ

Okunuşu

lehüm fîhâ fâkihetüv velehüm mâ yedde`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Orada meyveler ve her istedikleri onlarındır.

Yâsîn Suresi 58. AyetSayfa 444 · Cüz 23

سَلَامٌ قَوْلًا مِّن رَّبٍّ رَّحِيمٍ

Okunuşu

selâmün ḳavlem mir rabbir raḥîm.

Diyanet İşleri Meali

Merhametli olan Rab katından onlara selam vardır.

Yâsîn Suresi 59. AyetSayfa 444 · Cüz 23

وَامْتَازُوا الْيَوْمَ أَيُّهَا الْمُجْرِمُونَ

Okunuşu

vemtâzü-lyevme eyyühe-lmücrimûn.

Diyanet İşleri Meali

Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?

Yâsîn Suresi 60. AyetSayfa 444 · Cüz 23

أَلَمْ أَعْهَدْ إِلَيْكُمْ يَا بَنِي آدَمَ أَن لَّا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَ ۖ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ

Okunuşu

elem a`hed ileyküm yâ benî âdeme el lâ ta`büdü-şşeyṭân. innehû leküm `adüvvüm mübîn.

Diyanet İşleri Meali

Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?

Yâsîn Suresi 61. AyetSayfa 444 · Cüz 23

وَأَنِ اعْبُدُونِي ۚ هَـٰذَا صِرَاطٌ مُّسْتَقِيمٌ

Okunuşu

veeni-`büdûnî. hâẕâ ṣirâṭum müsteḳîm.

Diyanet İşleri Meali

Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?

Yâsîn Suresi 62. AyetSayfa 444 · Cüz 23

وَلَقَدْ أَضَلَّ مِنكُمْ جِبِلًّا كَثِيرًا ۖ أَفَلَمْ تَكُونُوا تَعْقِلُونَ

Okunuşu

veleḳad eḍalle minküm cibillen keŝîrâ. efelem tekûnû ta`ḳilûn.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştı, akletmez miydiniz?

Yâsîn Suresi 63. AyetSayfa 444 · Cüz 23

هَـٰذِهِ جَهَنَّمُ الَّتِي كُنتُمْ تُوعَدُونَ

Okunuşu

hâẕihî cehennemü-lletî küntüm tû`adûn.

Diyanet İşleri Meali

İşte bu, size söz verilen cehennemdir.

Yâsîn Suresi 64. AyetSayfa 444 · Cüz 23

اصْلَوْهَا الْيَوْمَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

Okunuşu

iṣlevhe-lyevme bimâ küntüm tekfürûn.

Diyanet İşleri Meali

Bugün, inkarcılığınıza karşılık oraya girin.

Yâsîn Suresi 65. AyetSayfa 444 · Cüz 23

الْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلَىٰ أَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَا أَيْدِيهِمْ وَتَشْهَدُ أَرْجُلُهُم بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

Okunuşu

elyevme naḫtimü `alâ efvâhihim vetükellimünâ eydîhim veteşhedü ercülühüm bimâ kânû yeksibûn.

Diyanet İşleri Meali

İşte o gün ağızlarını mühürleriz, Bizimle elleri konuşur, ayakları da yaptıklarına şahidlik eder.

Yâsîn Suresi 66. AyetSayfa 444 · Cüz 23

وَلَوْ نَشَاءُ لَطَمَسْنَا عَلَىٰ أَعْيُنِهِمْ فَاسْتَبَقُوا الصِّرَاطَ فَأَنَّىٰ يُبْصِرُونَ

Okunuşu

velev neşâü leṭamesnâ `alâ a`yünihim festebeḳu-ṣṣirâṭa feennâ yübṣirûn.

Diyanet İşleri Meali

Dilesek, gözlerini kör ederdik de yol bulmağa çalışırlardı. Nasıl görebilirlerdi?

Yâsîn Suresi 67. AyetSayfa 444 · Cüz 23

وَلَوْ نَشَاءُ لَمَسَخْنَاهُمْ عَلَىٰ مَكَانَتِهِمْ فَمَا اسْتَطَاعُوا مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُونَ

Okunuşu

velev neşâü lemesaḫnâhüm `alâ mekânetihim feme-steṭâ`û müḍiyyev velâ yerci`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Dilesek, onları oldukları yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve ne de geri dönebilirlerdi.

Yâsîn Suresi 68. AyetSayfa 444 · Cüz 23

وَمَن نُّعَمِّرْهُ نُنَكِّسْهُ فِي الْخَلْقِ ۖ أَفَلَا يَعْقِلُونَ

Okunuşu

vemen nü`ammirhü nünekkishü fi-lḫalḳ. efelâ ya`ḳilûn.

Diyanet İşleri Meali

Uzun ömürlü yaptığımızın hilkatini tersine çevirmişizdir. Akletmezler mi?

Yâsîn Suresi 69. AyetSayfa 444 · Cüz 23

وَمَا عَلَّمْنَاهُ الشِّعْرَ وَمَا يَنبَغِي لَهُ ۚ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْآنٌ مُّبِينٌ

Okunuşu

vemâ `allemnâhü-şşi`ra vemâ yembegî leh. in hüve illâ ẕikruv veḳur'ânüm mübîn.

Diyanet İşleri Meali

Biz ona şiir öğretmedik, zaten ona gerekmezdi. Bu bir öğüt ve apaçık Kuran'dır.

Yâsîn Suresi 70. AyetSayfa 444 · Cüz 23

لِّيُنذِرَ مَن كَانَ حَيًّا وَيَحِقَّ الْقَوْلُ عَلَى الْكَافِرِينَ

Okunuşu

liyünẕira men kâne ḥayyev veyeḥiḳḳa-lḳavlü `ale-lkâfirîn.

Diyanet İşleri Meali

Diri olan kimseyi uyarsın ve verilen söz de inkarcıların aleyhine çıksın.

Yâsîn Suresi 71. AyetSayfa 445 · Cüz 23

أَوَلَمْ يَرَوْا أَنَّا خَلَقْنَا لَهُم مِّمَّا عَمِلَتْ أَيْدِينَا أَنْعَامًا فَهُمْ لَهَا مَالِكُونَ

Okunuşu

evelem yerav ennâ ḫalaḳnâ lehüm mimmâ `amilet eydînâ en`âmen fehüm lehâ mâlikûn.

Diyanet İşleri Meali

Kudretimizle kendileri için hayvanlar yarattığımızı görmezler mi? Onlara sahip olmaktadırlar.

Yâsîn Suresi 72. AyetSayfa 445 · Cüz 23

وَذَلَّلْنَاهَا لَهُمْ فَمِنْهَا رَكُوبُهُمْ وَمِنْهَا يَأْكُلُونَ

Okunuşu

veẕellelnâhâ lehüm feminhâ rakûbühüm veminhâ ye'külûn.

Diyanet İşleri Meali

Onları kendilerinin buyruğuna verdik; bindikleri de, etini yedikleri de vardır.

Yâsîn Suresi 73. AyetSayfa 445 · Cüz 23

وَلَهُمْ فِيهَا مَنَافِعُ وَمَشَارِبُ ۖ أَفَلَا يَشْكُرُونَ

Okunuşu

velehüm fîhâ menâfi`u vemeşârib. efelâ yeşkürûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlarda daha nice faydalar, içecekler vardır; şükretmezler mi?

Yâsîn Suresi 74. AyetSayfa 445 · Cüz 23

وَاتَّخَذُوا مِن دُونِ اللَّهِ آلِهَةً لَّعَلَّهُمْ يُنصَرُونَ

Okunuşu

vetteḫaẕû min dûni-llâhi âlihetel le`allehüm yünṣarûn.

Diyanet İşleri Meali

Allah'ı bırakıp da, kendilerine yardımı dokunur diye, başka tanrılar edindiler.

Yâsîn Suresi 75. AyetSayfa 445 · Cüz 23

لَا يَسْتَطِيعُونَ نَصْرَهُمْ وَهُمْ لَهُمْ جُندٌ مُّحْضَرُونَ

Okunuşu

lâ yesteṭî`ûne naṣrahüm vehüm lehüm cündüm muḥḍarûn.

Diyanet İşleri Meali

Oysa onlar yardım edemezler, ancak kendileri o tanrılara koruyuculuk için nöbet beklerler.

Yâsîn Suresi 76. AyetSayfa 445 · Cüz 23

فَلَا يَحْزُنكَ قَوْلُهُمْ ۘ إِنَّا نَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ

Okunuşu

felâ yaḥzünke ḳavlühüm. innâ na`lemü mâ yüsirrûne vemâ yü`linûn.

Diyanet İşleri Meali

Bunların sözü seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da şüphesiz biliriz.

Yâsîn Suresi 77. AyetSayfa 445 · Cüz 23

أَوَلَمْ يَرَ الْإِنسَانُ أَنَّا خَلَقْنَاهُ مِن نُّطْفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُّبِينٌ

Okunuşu

evelem yera-l'insânü ennâ ḫalaḳnâhü min nuṭfetin feiẕâ hüve ḫaṣîmüm mübîn.

Diyanet İşleri Meali

İnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki hemen apaçık bir hasım kesilir ve kendi yaratılışını unutur da; "Çürümüş kemikleri kim yaratacak" diyerek, Bize misal vermeye kalkar?

Yâsîn Suresi 78. AyetSayfa 445 · Cüz 23

وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِيَ خَلْقَهُ ۖ قَالَ مَن يُحْيِي الْعِظَامَ وَهِيَ رَمِيمٌ

Okunuşu

veḍarabe lenâ meŝelev venesiye ḫalḳah. ḳâle mey yuḥyi-l`iżâme vehiye ramîm.

Diyanet İşleri Meali

İnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki hemen apaçık bir hasım kesilir ve kendi yaratılışını unutur da; "Çürümüş kemikleri kim yaratacak" diyerek, Bize misal vermeye kalkar?

Yâsîn Suresi 79. AyetSayfa 445 · Cüz 23

قُلْ يُحْيِيهَا الَّذِي أَنشَأَهَا أَوَّلَ مَرَّةٍ ۖ وَهُوَ بِكُلِّ خَلْقٍ عَلِيمٌ

Okunuşu

ḳul yuḥyîhe-lleẕî enşeehâ evvele merrah. vehüve bikülli ḫalḳin `alîm.

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecektir. O, her türlü yaratmayı bilendir."

Yâsîn Suresi 80. AyetSayfa 445 · Cüz 23

الَّذِي جَعَلَ لَكُم مِّنَ الشَّجَرِ الْأَخْضَرِ نَارًا فَإِذَا أَنتُم مِّنْهُ تُوقِدُونَ

Okunuşu

elleẕî ce`ale leküm mine-şşeceri-l'aḫḍari nâran feiẕâ entüm minhü tûḳidûn.

Diyanet İşleri Meali

Yaş ağaçtan size ateş çıkarandır. Ondan ateş yakarsınız.

Yâsîn Suresi 81. AyetSayfa 445 · Cüz 23

أَوَلَيْسَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ بِقَادِرٍ عَلَىٰ أَن يَخْلُقَ مِثْلَهُم ۚ بَلَىٰ وَهُوَ الْخَلَّاقُ الْعَلِيمُ

Okunuşu

eveleyse-lleẕî ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa biḳâdirin `alâ ey yaḫlüḳa miŝlehüm. belâ vehüve-lḫallâḳu-l`alîm.

Diyanet İşleri Meali

Gökleri ve yeri yaratan, kendilerinin benzerini yaratmaya kadir olmaz mı? Elbette olur; çünkü O, yaratan ve bilendir.

Yâsîn Suresi 82. AyetSayfa 445 · Cüz 23

إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَن يَقُولَ لَهُ كُن فَيَكُونُ

Okunuşu

innemâ emruhû iẕâ erâde şey'en ey yeḳûle lehû kün feyekûn.

Diyanet İşleri Meali

Bir şeyi dilediği zaman, O'nun buyruğu sadece, o şeye "Ol" demektir, hemen olur.

Yâsîn Suresi 83. AyetSayfa 445 · Cüz 23

فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Okunuşu

fesübḥâne-lleẕî biyedihî melekûtü külli şey'iv veileyhi türce`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Her şeyin hükümranlığı elinde olan ve sizin de kendisine döneceğiniz Allah münezzehtir.