ص

Sâd Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

38. sure88 ayetSadMushaf sayfa 45323. cüz

Sâd Suresi'nin 88 ayetini Arapça aslı, Türkçe okunuşu ve Diyanet İşleri meali ile okuyun. Diğer meallerle karşılaştırmak için okuma ekranını kullanabilirsiniz.

Tüm meallerle karşılaştır →
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Sâd Suresi 1. AyetSayfa 453 · Cüz 23

ص ۚ وَالْقُرْآنِ ذِي الذِّكْرِ

Okunuşu

ṣâd. velḳur'âni ẕi-ẕẕikr.

Diyanet İşleri Meali

Sad. Öğüt veren Kuran'a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler.

Sâd Suresi 2. AyetSayfa 453 · Cüz 23

بَلِ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي عِزَّةٍ وَشِقَاقٍ

Okunuşu

beli-lleẕîne keferû fî `izzetiv veşiḳâḳ.

Diyanet İşleri Meali

Sad. Öğüt veren Kuran'a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler.

Sâd Suresi 3. AyetSayfa 453 · Cüz 23

كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّن قَرْنٍ فَنَادَوا وَّلَاتَ حِينَ مَنَاصٍ

Okunuşu

kem ehleknâ min ḳablihim min ḳarnin fenâdev velâte ḥîne menâṣ.

Diyanet İşleri Meali

Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Feryat ediyorlardı; oysa artık kurtulma zamanı değildi.

Sâd Suresi 4. AyetSayfa 453 · Cüz 23

وَعَجِبُوا أَن جَاءَهُم مُّنذِرٌ مِّنْهُمْ ۖ وَقَالَ الْكَافِرُونَ هَـٰذَا سَاحِرٌ كَذَّابٌ

Okunuşu

ve`acibû en câehüm münẕirum minhüm. veḳâle-lkâfirûne hâẕâ sâḥirun keẕẕâb.

Diyanet İşleri Meali

Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşmışlardı. İnkarcılar: "Bu, pek yalancı bir sihirbazdır; tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir" demişlerdi.

Sâd Suresi 5. AyetSayfa 453 · Cüz 23

أَجَعَلَ الْآلِهَةَ إِلَـٰهًا وَاحِدًا ۖ إِنَّ هَـٰذَا لَشَيْءٌ عُجَابٌ

Okunuşu

ece`ale-l'âlihete ilâhev vâḥidâ. inne hâẕâ leşey'ün `ucâb.

Diyanet İşleri Meali

Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşmışlardı. İnkarcılar: "Bu, pek yalancı bir sihirbazdır; tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir" demişlerdi.

Sâd Suresi 6. AyetSayfa 453 · Cüz 23

وَانطَلَقَ الْمَلَأُ مِنْهُمْ أَنِ امْشُوا وَاصْبِرُوا عَلَىٰ آلِهَتِكُمْ ۖ إِنَّ هَـٰذَا لَشَيْءٌ يُرَادُ

Okunuşu

venṭaleḳa-lmeleü minhüm eni-mşû vaṣbirû `alâ âlihetiküm. inne hâẕâ leşey'üy yürâd.

Diyanet İşleri Meali

Onlardan ileri gelenler: "Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?" dediler. Hayır, bunlar Kuran'ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır.

Sâd Suresi 7. AyetSayfa 453 · Cüz 23

مَا سَمِعْنَا بِهَـٰذَا فِي الْمِلَّةِ الْآخِرَةِ إِنْ هَـٰذَا إِلَّا اخْتِلَاقٌ

Okunuşu

mâ semi`nâ bihâẕâ fi-lmilleti-l'âḫirah. in hâẕâ ille-ḫtilâḳ.

Diyanet İşleri Meali

Onlardan ileri gelenler: "Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?" dediler. Hayır, bunlar Kuran'ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır.

Sâd Suresi 8. AyetSayfa 453 · Cüz 23

أَأُنزِلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ مِن بَيْنِنَا ۚ بَلْ هُمْ فِي شَكٍّ مِّن ذِكْرِي ۖ بَل لَّمَّا يَذُوقُوا عَذَابِ

Okunuşu

eünzile `aleyhi-ẕẕikru mim beyninâ. bel hüm fî şekkim min ẕikrî. bel lemmâ yeẕûḳû `aẕâb.

Diyanet İşleri Meali

Onlardan ileri gelenler: "Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?" dediler. Hayır, bunlar Kuran'ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır.

Sâd Suresi 9. AyetSayfa 453 · Cüz 23

أَمْ عِندَهُمْ خَزَائِنُ رَحْمَةِ رَبِّكَ الْعَزِيزِ الْوَهَّابِ

Okunuşu

em `indehüm ḫazâinü raḥmeti rabbike-l`azîzi-lvehhâb.

Diyanet İşleri Meali

Yoksa, güçlü ve çok ihsan sahibi olan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?

Sâd Suresi 10. AyetSayfa 453 · Cüz 23

أَمْ لَهُم مُّلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ۖ فَلْيَرْتَقُوا فِي الْأَسْبَابِ

Okunuşu

em lehüm mülkü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ. felyerteḳû fi-l'esbâb.

Diyanet İşleri Meali

Yahut, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı onların elinde midir? Öyle ise sebeplere tevessül edip göğe yükselsinler!

Sâd Suresi 11. AyetSayfa 453 · Cüz 23

جُندٌ مَّا هُنَالِكَ مَهْزُومٌ مِّنَ الْأَحْزَابِ

Okunuşu

cündüm mâ hünâlike mehzûmüm mine-l'aḥzâb.

Diyanet İşleri Meali

Onlar burada takım takım bozguna uğramış perişan bir ordudur.

Sâd Suresi 12. AyetSayfa 453 · Cüz 23

كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ ذُو الْأَوْتَادِ

Okunuşu

keẕẕebet ḳablehüm ḳavmü nûḥiv ve`âdüv vefir`avnü ẕü-l'evtâd.

Diyanet İşleri Meali

Onlardan önce Nuh milleti, Ad, sarsılmaz bir saltanatın sahibi Firavun, Semud, Lut milleti, Eykeliler de peygamberleri yalanlamıştı. İşte bunlar da peygamberlerine karşı birleşen topluluklardır.

Sâd Suresi 13. AyetSayfa 453 · Cüz 23

وَثَمُودُ وَقَوْمُ لُوطٍ وَأَصْحَابُ الْأَيْكَةِ ۚ أُولَـٰئِكَ الْأَحْزَابُ

Okunuşu

veŝemûdü veḳavmü lûṭiv veaṣḥâbü-l'eykeh. ülâike-l'aḥzâb.

Diyanet İşleri Meali

Onlardan önce Nuh milleti, Ad, sarsılmaz bir saltanatın sahibi Firavun, Semud, Lut milleti, Eykeliler de peygamberleri yalanlamıştı. İşte bunlar da peygamberlerine karşı birleşen topluluklardır.

Sâd Suresi 14. AyetSayfa 453 · Cüz 23

إِن كُلٌّ إِلَّا كَذَّبَ الرُّسُلَ فَحَقَّ عِقَابِ

Okunuşu

in küllün illâ keẕẕebe-rrusüle feḥaḳḳa `iḳâb.

Diyanet İşleri Meali

Hepsi peygamberleri yalanladı da azabımı hakettiler.

Sâd Suresi 15. AyetSayfa 453 · Cüz 23

وَمَا يَنظُرُ هَـٰؤُلَاءِ إِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً مَّا لَهَا مِن فَوَاقٍ

Okunuşu

vemâ yenżuru hâülâi illâ ṣayḥatev vâḥidetem mâ lehâ min fevâḳ.

Diyanet İşleri Meali

Bunlar da ancak, bir an gecikmesi olmayan tek bir çığlık beklemektedirler.

Sâd Suresi 16. AyetSayfa 453 · Cüz 23

وَقَالُوا رَبَّنَا عَجِّل لَّنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ الْحِسَابِ

Okunuşu

veḳâlû rabbenâ `accil lenâ ḳiṭṭanâ ḳable yevmi-lḥisâb.

Diyanet İşleri Meali

Onlar ise "Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver" derler.

Sâd Suresi 17. AyetSayfa 454 · Cüz 23

اصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَاذْكُرْ عَبْدَنَا دَاوُودَ ذَا الْأَيْدِ ۖ إِنَّهُ أَوَّابٌ

Okunuşu

iṣbir `alâ mâ yeḳûlûne veẕkür `abdenâ dâvûde ẕe-l'eyd. innehû evvâb.

Diyanet İşleri Meali

Onların söylediklerine sabret; güçlü kulumuz Davud'u an; o, daima Allah'a yönelirdi.

Sâd Suresi 18. AyetSayfa 454 · Cüz 23

إِنَّا سَخَّرْنَا الْجِبَالَ مَعَهُ يُسَبِّحْنَ بِالْعَشِيِّ وَالْإِشْرَاقِ

Okunuşu

innâ seḫḫarne-lcibâle me`ahû yüsebbiḥne bil`aşiyyi vel'işrâḳ.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu Biz, akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, kuşları da toplu halde onun buyruğu altına vermiştik. Her biri ona yönelmekteydi.

Sâd Suresi 19. AyetSayfa 454 · Cüz 23

وَالطَّيْرَ مَحْشُورَةً ۖ كُلٌّ لَّهُ أَوَّابٌ

Okunuşu

veṭṭayra maḥşûrah. küllül lehû evvâb.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu Biz, akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, kuşları da toplu halde onun buyruğu altına vermiştik. Her biri ona yönelmekteydi.

Sâd Suresi 20. AyetSayfa 454 · Cüz 23

وَشَدَدْنَا مُلْكَهُ وَآتَيْنَاهُ الْحِكْمَةَ وَفَصْلَ الْخِطَابِ

Okunuşu

veşedednâ mülkehû veâteynâhü-lḥikmete vefaṣle-lḫiṭâb.

Diyanet İşleri Meali

Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiştik. Ona hikmet ve kesin hüküm selahiyeti vermiştik.

Sâd Suresi 21. AyetSayfa 454 · Cüz 23

وَهَلْ أَتَاكَ نَبَأُ الْخَصْمِ إِذْ تَسَوَّرُوا الْمِحْرَابَ

Okunuşu

vehel etâke nebeü-lḫaṣm. iẕ tesevveru-lmiḥrâb.

Diyanet İşleri Meali

Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mabedin duvarına tırmanıp Davud'un yanına girmişlerdi de, o onlardan ürkmüştü. Şöyle demişlerdi: "Korkma, birbirinin hakkına tecavüz etmiş iki davacıyız; aramızda adaletle hükmet, ondan ayrılma, bizi doğru yola çıkar."

Sâd Suresi 22. AyetSayfa 454 · Cüz 23

إِذْ دَخَلُوا عَلَىٰ دَاوُودَ فَفَزِعَ مِنْهُمْ ۖ قَالُوا لَا تَخَفْ ۖ خَصْمَانِ بَغَىٰ بَعْضُنَا عَلَىٰ بَعْضٍ فَاحْكُم بَيْنَنَا بِالْحَقِّ وَلَا تُشْطِطْ وَاهْدِنَا إِلَىٰ سَوَاءِ الصِّرَاطِ

Okunuşu

iẕ deḫalû `alâ dâvûde fefezi`a minhüm ḳâlû lâ teḫaf. ḫaṣmâni begâ ba`ḍunâ `alâ ba`ḍin faḥküm beynenâ bilḥaḳḳi velâ tüşṭiṭ vehdinâ ilâ sevâi-ṣṣirâṭ.

Diyanet İşleri Meali

Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mabedin duvarına tırmanıp Davud'un yanına girmişlerdi de, o onlardan ürkmüştü. Şöyle demişlerdi: "Korkma, birbirinin hakkına tecavüz etmiş iki davacıyız; aramızda adaletle hükmet, ondan ayrılma, bizi doğru yola çıkar."

Sâd Suresi 23. AyetSayfa 454 · Cüz 23

إِنَّ هَـٰذَا أَخِي لَهُ تِسْعٌ وَتِسْعُونَ نَعْجَةً وَلِيَ نَعْجَةٌ وَاحِدَةٌ فَقَالَ أَكْفِلْنِيهَا وَعَزَّنِي فِي الْخِطَابِ

Okunuşu

inne hâẕâ eḫî lehû tis`uv vetis`ûne na`cetev veliye na`cetüv vâḥidetün feḳâle ekfilnîhâ ve`azzenî fi-lḫiṭâb.

Diyanet İşleri Meali

"Bu kardeşimin doksan dokuz dişi koyunu, benim de bir tek dişi koyunum vardır; O'nu da bana ver dedi ve tartışmada beni yendi."

Sâd Suresi 24. AyetSayfa 454 · Cüz 23

قَالَ لَقَدْ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعْجَتِكَ إِلَىٰ نِعَاجِهِ ۖ وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ الْخُلَطَاءِ لَيَبْغِي بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَقَلِيلٌ مَّا هُمْ ۗ وَظَنَّ دَاوُودُ أَنَّمَا فَتَنَّاهُ فَاسْتَغْفَرَ رَبَّهُ وَخَرَّ رَاكِعًا وَأَنَابَ ۩

Okunuşu

ḳâle leḳad żalemeke bisüâli na`cetike ilâ ni`âcih. veinne keŝîram mine-lḫuleṭâi leyebgî ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍin ille-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti veḳalîlüm mâ hüm. veżanne dâvûdü ennemâ fetennâhü festagfera rabbehû veḫarra râki`av veenâb.

Diyanet İşleri Meali

Davud: "And olsun ki, senin dişi koyununu kendi dişi koyunlarına katmak istemekle sana haksızlıkta bulunmuştur. Doğrusu ortakçıların çoğu birbirlerinin haklarına tecavüz ederler. İnanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır ki sayıları da ne kadar azdır!" demişti. Davud, Kendisini denediğimizi sanmıştı da, Rabbinden mağfiret dileyerek eğilip secdeye kapanmış, tevbe etmiş, Allah'a yönelmişti.

Sâd Suresi 25. AyetSayfa 454 · Cüz 23

فَغَفَرْنَا لَهُ ذَٰلِكَ ۖ وَإِنَّ لَهُ عِندَنَا لَزُلْفَىٰ وَحُسْنَ مَآبٍ

Okunuşu

fegafernâ lehû ẕâlik. veinne lehû `indenâ lezülfâ veḥusne meâb.

Diyanet İşleri Meali

Böylece onu bağışlamıştık. Katımızda onun yakınlığı ve güzel bir geleceği vardır.

Sâd Suresi 26. AyetSayfa 454 · Cüz 23

يَا دَاوُودُ إِنَّا جَعَلْنَاكَ خَلِيفَةً فِي الْأَرْضِ فَاحْكُم بَيْنَ النَّاسِ بِالْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ الْهَوَىٰ فَيُضِلَّكَ عَن سَبِيلِ اللَّهِ ۚ إِنَّ الَّذِينَ يَضِلُّونَ عَن سَبِيلِ اللَّهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ بِمَا نَسُوا يَوْمَ الْحِسَابِ

Okunuşu

yâ dâvûdü innâ ce`alnâke ḫalîfeten fi-l'arḍi faḥküm beyne-nnâsi bilḥaḳḳi velâ tettebi`i-lhevâ feyüḍilleke `an sebîli-llâh. inne-lleẕîne yeḍillûne `an sebîli-llâhi lehüm `aẕâbün şedîdüm bimâ nesû yevme-lḥisâb.

Diyanet İşleri Meali

Ey Davud! Seni şüphesiz yeryüzünde hükümran kıldık, o halde insanlar arasında adaletle hükmet, hevese uyma yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır. Doğrusu, Allah'ın yolundan sapanlara, onlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin azap vardır.

Sâd Suresi 27. AyetSayfa 455 · Cüz 23

وَمَا خَلَقْنَا السَّمَاءَ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا بَاطِلًا ۚ ذَٰلِكَ ظَنُّ الَّذِينَ كَفَرُوا ۚ فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا مِنَ النَّارِ

Okunuşu

vemâ ḫalaḳne-ssemâe vel'arḍa vemâ beynehümâ bâṭilâ. ẕâlike żannü-lleẕîne keferû. feveylül lilleẕîne keferû mine-nnâr.

Diyanet İşleri Meali

Göğü, yeri ve ikisinin arasında bulunanları boşuna yaratmadık. Bunun boşuna olduğu, inkar edenlerin sanısıdır. Vay ateşe uğrayacak inkarcıların haline!

Sâd Suresi 28. AyetSayfa 455 · Cüz 23

أَمْ نَجْعَلُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَالْمُفْسِدِينَ فِي الْأَرْضِ أَمْ نَجْعَلُ الْمُتَّقِينَ كَالْفُجَّارِ

Okunuşu

em nec`alü-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti kelmüfsidîne fi-l'arḍ. em nec`alü-lmütteḳîne kelfüccâr.

Diyanet İşleri Meali

Yoksa, inanıp yararlı iş işleyenleri, yeryüzünde, bozguncular gibi mi tutarız? Yoksa, Allah'a karşı gelmekten sakınanları yoldan çıkanlar gibi mi tutarız?

Sâd Suresi 29. AyetSayfa 455 · Cüz 23

كِتَابٌ أَنزَلْنَاهُ إِلَيْكَ مُبَارَكٌ لِّيَدَّبَّرُوا آيَاتِهِ وَلِيَتَذَكَّرَ أُولُو الْأَلْبَابِ

Okunuşu

kitâbün enzelnâhü ileyke mübârakül liyeddebberû âyâtihî veliyeteẕekkera ülü-l'elbâb.

Diyanet İşleri Meali

Sana indirdiğimiz bu Kitap mübarektir; ayetlerini düşünsünler, aklı olanlar da öğüt alsınlar.

Sâd Suresi 30. AyetSayfa 455 · Cüz 23

وَوَهَبْنَا لِدَاوُودَ سُلَيْمَانَ ۚ نِعْمَ الْعَبْدُ ۖ إِنَّهُ أَوَّابٌ

Okunuşu

vevehebnâ lidâvûde süleymân. ni`me-l`abd. innehû evvâb.

Diyanet İşleri Meali

Davud'a Süleyman'ı bahşettik; o ne güzel bir kuldu! Doğrusu o daima Allah'a yönelirdi.

Sâd Suresi 31. AyetSayfa 455 · Cüz 23

إِذْ عُرِضَ عَلَيْهِ بِالْعَشِيِّ الصَّافِنَاتُ الْجِيَادُ

Okunuşu

iẕ `uriḍa `aleyhi bil`aşiyyi-ṣṣâfinâtü-lciyâd.

Diyanet İşleri Meali

Ona bir akşam üstü, çalımlı, cins koşu atları sunulmuştu.

Sâd Suresi 32. AyetSayfa 455 · Cüz 23

فَقَالَ إِنِّي أَحْبَبْتُ حُبَّ الْخَيْرِ عَن ذِكْرِ رَبِّي حَتَّىٰ تَوَارَتْ بِالْحِجَابِ

Okunuşu

feḳâle innî aḥbebtü ḥubbe-lḫayri `an ẕikri rabbî. ḥattâ tevârat bilḥicâb.

Diyanet İşleri Meali

Süleyman: "Doğrusu ben bu iyi malları, Rabbimi anmayı sağladıkları için severim" demişti. Koşup, toz perdesi arkasında kayboldukları zaman: "onları bana getirin" dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.

Sâd Suresi 33. AyetSayfa 455 · Cüz 23

رُدُّوهَا عَلَيَّ ۖ فَطَفِقَ مَسْحًا بِالسُّوقِ وَالْأَعْنَاقِ

Okunuşu

ruddûhâ `aleyy. feṭafiḳa mesḥam bissûḳi vel'a`nâḳ.

Diyanet İşleri Meali

Süleyman: "Doğrusu ben bu iyi malları, Rabbimi anmayı sağladıkları için severim" demişti. Koşup, toz perdesi arkasında kayboldukları zaman: "onları bana getirin" dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.

Sâd Suresi 34. AyetSayfa 455 · Cüz 23

وَلَقَدْ فَتَنَّا سُلَيْمَانَ وَأَلْقَيْنَا عَلَىٰ كُرْسِيِّهِ جَسَدًا ثُمَّ أَنَابَ

Okunuşu

veleḳad fetennâ süleymâne veelḳaynâ `alâ kürsiyyihî ceseden ŝümme enâb.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki Süleyman'ı denedik, hükümranlığını zayıf düşürdük; sonra eski haline döndü.

Sâd Suresi 35. AyetSayfa 455 · Cüz 23

قَالَ رَبِّ اغْفِرْ لِي وَهَبْ لِي مُلْكًا لَّا يَنبَغِي لِأَحَدٍ مِّن بَعْدِي ۖ إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ

Okunuşu

ḳâle rabbi-gfir lî veheb lî mülkel lâ yembegî lieḥadim mim ba`dî. inneke ente-lvehhâb.

Diyanet İşleri Meali

Süleyman: "Rabbim! Beni bağışla, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver; Sen şüphesiz, daima bağışta bulunansın" dedi.

Sâd Suresi 36. AyetSayfa 455 · Cüz 23

فَسَخَّرْنَا لَهُ الرِّيحَ تَجْرِي بِأَمْرِهِ رُخَاءً حَيْثُ أَصَابَ

Okunuşu

feseḫḫarnâ lehü-rrîḥa tecrî biemrih ruḫâen ḥayŝü eṣâb.

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca giden rüzgarı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik.

Sâd Suresi 37. AyetSayfa 455 · Cüz 23

وَالشَّيَاطِينَ كُلَّ بَنَّاءٍ وَغَوَّاصٍ

Okunuşu

veşşeyâṭîne külle bennâiv vegavvâṣ.

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca giden rüzgarı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik.

Sâd Suresi 38. AyetSayfa 455 · Cüz 23

وَآخَرِينَ مُقَرَّنِينَ فِي الْأَصْفَادِ

Okunuşu

veâḫarîne müḳarranîne fi-l'aṣfâd.

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca giden rüzgarı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik.

Sâd Suresi 39. AyetSayfa 455 · Cüz 23

هَـٰذَا عَطَاؤُنَا فَامْنُنْ أَوْ أَمْسِكْ بِغَيْرِ حِسَابٍ

Okunuşu

hâẕâ `aṭâünâ femnün ev emsik bigayri ḥisâb.

Diyanet İşleri Meali

"İşte Bizim bağışımız budur; ister ver, ister tut, hesapsızdır." dedik.

Sâd Suresi 40. AyetSayfa 455 · Cüz 23

وَإِنَّ لَهُ عِندَنَا لَزُلْفَىٰ وَحُسْنَ مَآبٍ

Okunuşu

veinne lehû `indenâ lezülfâ veḥusne meâb.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu onun katımızda yakınlığı ve güzel bir istikbali vardır.

Sâd Suresi 41. AyetSayfa 455 · Cüz 23

وَاذْكُرْ عَبْدَنَا أَيُّوبَ إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُ أَنِّي مَسَّنِيَ الشَّيْطَانُ بِنُصْبٍ وَعَذَابٍ

Okunuşu

veẕkür `abdenâ eyyûb. iẕ nâdâ rabbehû ennî messeniye-şşeyṭânü binuṣbiv ve`aẕâb.

Diyanet İşleri Meali

Kulumuz Eyyub'u da an; Rabbine: "Doğrusu şeytan bana yorgunluk ve azap verdi" diye seslenmişti.

Sâd Suresi 42. AyetSayfa 455 · Cüz 23

ارْكُضْ بِرِجْلِكَ ۖ هَـٰذَا مُغْتَسَلٌ بَارِدٌ وَشَرَابٌ

Okunuşu

ürkuḍ biriclik. hâẕâ mugteselüm bâridüv veşerâb.

Diyanet İşleri Meali

"Ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içilecek soğuk bir su" dedik.

Sâd Suresi 43. AyetSayfa 456 · Cüz 23

وَوَهَبْنَا لَهُ أَهْلَهُ وَمِثْلَهُم مَّعَهُمْ رَحْمَةً مِّنَّا وَذِكْرَىٰ لِأُولِي الْأَلْبَابِ

Okunuşu

vevehebnâ lehû ehlehû vemiŝlehüm me`ahüm raḥmetem minnâ veẕikrâ liüli-l'elbâb.

Diyanet İşleri Meali

Katımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere, ona tekrar ailesini ve geçmiş olanlarla bir mislini daha vermiştik.

Sâd Suresi 44. AyetSayfa 456 · Cüz 23

وَخُذْ بِيَدِكَ ضِغْثًا فَاضْرِب بِّهِ وَلَا تَحْنَثْ ۗ إِنَّا وَجَدْنَاهُ صَابِرًا ۚ نِّعْمَ الْعَبْدُ ۖ إِنَّهُ أَوَّابٌ

Okunuşu

veḫuẕ biyedike ḍigŝen faḍrib bihî velâ taḥneŝ. innâ vecednâhü ṣâbirâ. ni`me-l`abd. innehû evvâb.

Diyanet İşleri Meali

"Ey Eyyub! Eline bir demet sap alıp onunla vur, yeminini bozma" demiştik. Doğrusu Biz onu sabırlı bulmuştuk. Ne iyi kuldu, daima Allah'a yönelirdi.

Sâd Suresi 45. AyetSayfa 456 · Cüz 23

وَاذْكُرْ عِبَادَنَا إِبْرَاهِيمَ وَإِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ أُولِي الْأَيْدِي وَالْأَبْصَارِ

Okunuşu

veẕkür `ibâdenâ ibrâhîme veisḥâḳa veya`ḳûbe üli-l'eydî vel'ebṣâr.

Diyanet İşleri Meali

Güçlü ve anlayışlı olan kullarımız İbrahim, İshak ve Yakub'u da an.

Sâd Suresi 46. AyetSayfa 456 · Cüz 23

إِنَّا أَخْلَصْنَاهُم بِخَالِصَةٍ ذِكْرَى الدَّارِ

Okunuşu

innâ aḫlaṣnâhüm biḫâliṣatin ẕikra-ddâr.

Diyanet İşleri Meali

Biz onları ahiret yurdunu düşünen, içten bağlı kimseler kıldık.

Sâd Suresi 47. AyetSayfa 456 · Cüz 23

وَإِنَّهُمْ عِندَنَا لَمِنَ الْمُصْطَفَيْنَ الْأَخْيَارِ

Okunuşu

veinnehüm `indenâ lemine-lmuṣṭafeyne-l'aḫyâr.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu onlar katımızda seçkin, iyi kimselerdendirler.

Sâd Suresi 48. AyetSayfa 456 · Cüz 23

وَاذْكُرْ إِسْمَاعِيلَ وَالْيَسَعَ وَذَا الْكِفْلِ ۖ وَكُلٌّ مِّنَ الْأَخْيَارِ

Okunuşu

veẕkür ismâ`île velyese`a veẕe-lkifl. veküllüm mine-l'aḫyâr.

Diyanet İşleri Meali

İsmail'i, Elyesa'ı, Zülkifl'i de an. Hepsi iyilerdendir.

Sâd Suresi 49. AyetSayfa 456 · Cüz 23

هَـٰذَا ذِكْرٌ ۚ وَإِنَّ لِلْمُتَّقِينَ لَحُسْنَ مَآبٍ

Okunuşu

hâẕâ ẕikr. veinne lilmütteḳîne leḥusne meâb.

Diyanet İşleri Meali

İşte bu güzel bir anmadır. Doğrusu Allah'a karşı gelmekten sakınanlara güzel bir gelecek vardır.

Sâd Suresi 50. AyetSayfa 456 · Cüz 23

جَنَّاتِ عَدْنٍ مُّفَتَّحَةً لَّهُمُ الْأَبْوَابُ

Okunuşu

cennâti `adnim müfetteḥatel lehümü-l'ebvâb.

Diyanet İşleri Meali

Kapıları onlara açılmış Adn cennetleri vardır.

Sâd Suresi 51. AyetSayfa 456 · Cüz 23

مُتَّكِئِينَ فِيهَا يَدْعُونَ فِيهَا بِفَاكِهَةٍ كَثِيرَةٍ وَشَرَابٍ

Okunuşu

müttekiîne fîhâ yed`ûne fîhâ bifâkihetin keŝîrativ veşerâb.

Diyanet İşleri Meali

Orada tahtlara yaslanmış olarak türlü meyveler ve içecekler isterler.

Sâd Suresi 52. AyetSayfa 456 · Cüz 23

وَعِندَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ أَتْرَابٌ

Okunuşu

ve`indehüm ḳâṣirâtu-ṭṭarfi etrâb.

Diyanet İşleri Meali

Yanlarında, gözlerini eşlerine dikmiş yaşıt güzeller vardır.

Sâd Suresi 53. AyetSayfa 456 · Cüz 23

هَـٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِيَوْمِ الْحِسَابِ

Okunuşu

hâẕâ mâ tû`adûne liyevmi-lḥisâb.

Diyanet İşleri Meali

İşte bu hesap günü için, size söz verilenlerdir.

Sâd Suresi 54. AyetSayfa 456 · Cüz 23

إِنَّ هَـٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُ مِن نَّفَادٍ

Okunuşu

inne hâẕâ lerizḳunâ mâ lehû min nefâd.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu, verdiğimiz bu rızıklar tükenecek değildir.

Sâd Suresi 55. AyetSayfa 456 · Cüz 23

هَـٰذَا ۚ وَإِنَّ لِلطَّاغِينَ لَشَرَّ مَآبٍ

Okunuşu

hâẕâ. veinne liṭṭâgîne leşerra meâb.

Diyanet İşleri Meali

Bu böyle; ama azgınlara kötü bir gelecek vardır.

Sâd Suresi 56. AyetSayfa 456 · Cüz 23

جَهَنَّمَ يَصْلَوْنَهَا فَبِئْسَ الْمِهَادُ

Okunuşu

cehennem. yaṣlevnehâ. febi'se-lmihâd.

Diyanet İşleri Meali

Cehenneme girerler; ne kötü bir konaktır!

Sâd Suresi 57. AyetSayfa 456 · Cüz 23

هَـٰذَا فَلْيَذُوقُوهُ حَمِيمٌ وَغَسَّاقٌ

Okunuşu

hâẕâ felyeẕûḳûhü ḥamîmüv vegassâḳ.

Diyanet İşleri Meali

İşte bu kaynar su ve irindir, artık onu tatsınlar.

Sâd Suresi 58. AyetSayfa 456 · Cüz 23

وَآخَرُ مِن شَكْلِهِ أَزْوَاجٌ

Okunuşu

veâḫaru min şeklihî ezvâc.

Diyanet İşleri Meali

Bunlara benzer daha başkaları da vardır...

Sâd Suresi 59. AyetSayfa 456 · Cüz 23

هَـٰذَا فَوْجٌ مُّقْتَحِمٌ مَّعَكُمْ ۖ لَا مَرْحَبًا بِهِمْ ۚ إِنَّهُمْ صَالُو النَّارِ

Okunuşu

hâẕâ fevcüm muḳteḥimüm me`aküm. lâ merḥabem bihim. innehüm ṣâlü-nnâr.

Diyanet İşleri Meali

(İnkarcıların ileri gelenlerine denir ki;) "İşte şunlar sizinle beraber girecek olanlardır." (Derler ki;) "Onlar rahat yüzü görmesin. Behemehal ateşe gireceklerdir"

Sâd Suresi 60. AyetSayfa 456 · Cüz 23

قَالُوا بَلْ أَنتُمْ لَا مَرْحَبًا بِكُمْ ۖ أَنتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَا ۖ فَبِئْسَ الْقَرَارُ

Okunuşu

ḳâlû bel entüm. lâ merḥabem biküm. entüm ḳaddemtümûhü lenâ. febi'se-lḳarâr.

Diyanet İşleri Meali

(Onlara uyanlar;) "Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin; bunu başımıza getiren sizsiniz; ne kötü bir duraktır!" derler.

Sâd Suresi 61. AyetSayfa 456 · Cüz 23

قَالُوا رَبَّنَا مَن قَدَّمَ لَنَا هَـٰذَا فَزِدْهُ عَذَابًا ضِعْفًا فِي النَّارِ

Okunuşu

ḳâlû rabbenâ men ḳaddeme lenâ hâẕâ fezidhü `aẕâben ḍi`fen fi-nnâr.

Diyanet İşleri Meali

"Rabbimiz! Bunu kim başımıza getirdiyse, ateşte onun azabını kat kat artır" derler.

Sâd Suresi 62. AyetSayfa 457 · Cüz 23

وَقَالُوا مَا لَنَا لَا نَرَىٰ رِجَالًا كُنَّا نَعُدُّهُم مِّنَ الْأَشْرَارِ

Okunuşu

veḳâlû mâ lenâ lâ nerâ ricâlen künnâ ne`uddühüm mine-l'eşrâr.

Diyanet İşleri Meali

Şöyle derler: "Kendilerini dünyada iken kötü saydığımız kimseleri burada niçin görmüyoruz?"

Sâd Suresi 63. AyetSayfa 457 · Cüz 23

أَتَّخَذْنَاهُمْ سِخْرِيًّا أَمْ زَاغَتْ عَنْهُمُ الْأَبْصَارُ

Okunuşu

etteḫaẕnâhüm siḫriyyen em zâgat `anhümü-l'ebṣâr.

Diyanet İşleri Meali

"Onları alaya alırdık; yoksa şimdi gözlere görünmezler mi?"

Sâd Suresi 64. AyetSayfa 457 · Cüz 23

إِنَّ ذَٰلِكَ لَحَقٌّ تَخَاصُمُ أَهْلِ النَّارِ

Okunuşu

inne ẕâlike leḥaḳḳun teḫâṣumü ehli-nnâr.

Diyanet İşleri Meali

İşte cehennemliklerin bu şekilde tartışması gerçektir.

Sâd Suresi 65. AyetSayfa 457 · Cüz 23

قُلْ إِنَّمَا أَنَا مُنذِرٌ ۖ وَمَا مِنْ إِلَـٰهٍ إِلَّا اللَّهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ

Okunuşu

ḳul innemâ ene münẕir. vemâ min ilâhin ille-llâhü-lvâḥidü-lḳahhâr.

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Ben sadece bir uyarıcıyım. Gücü her şeye yeten tek Allah'tan başka tanrı yoktur."

Sâd Suresi 66. AyetSayfa 457 · Cüz 23

رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا الْعَزِيزُ الْغَفَّارُ

Okunuşu

rabbü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehüme-l`azîzü-lgaffâr.

Diyanet İşleri Meali

"Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi, güçlüdür, çok bağışlayandır."

Sâd Suresi 67. AyetSayfa 457 · Cüz 23

قُلْ هُوَ نَبَأٌ عَظِيمٌ

Okunuşu

ḳul hüve nebeün `ażîm.

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Bu Kuran büyük bir haberdir, ama siz ondan yüz çeviriyorsunuz."

Sâd Suresi 68. AyetSayfa 457 · Cüz 23

أَنتُمْ عَنْهُ مُعْرِضُونَ

Okunuşu

entüm `anhü mü`riḍûn.

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Bu Kuran büyük bir haberdir, ama siz ondan yüz çeviriyorsunuz."

Sâd Suresi 69. AyetSayfa 457 · Cüz 23

مَا كَانَ لِيَ مِنْ عِلْمٍ بِالْمَلَإِ الْأَعْلَىٰ إِذْ يَخْتَصِمُونَ

Okunuşu

mâ kâne liye min `ilmim bilmelei-l'a`lâ iẕ yaḫteṣimûn.

Diyanet İşleri Meali

"Onlar tartışırlarken Melei Ala'daki bu olanlar hakkında bir bilgim yoktu."

Sâd Suresi 70. AyetSayfa 457 · Cüz 23

إِن يُوحَىٰ إِلَيَّ إِلَّا أَنَّمَا أَنَا نَذِيرٌ مُّبِينٌ

Okunuşu

iy yûḥâ ileyye illâ ennemâ ene neẕîrum mübîn.

Diyanet İşleri Meali

"Bana sadece vahyolunuyor; doğrusu ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

Sâd Suresi 71. AyetSayfa 457 · Cüz 23

إِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَائِكَةِ إِنِّي خَالِقٌ بَشَرًا مِّن طِينٍ

Okunuşu

iẕ ḳâle rabbüke lilmelâiketi innî ḫâliḳum beşeram min ṭîn.

Diyanet İşleri Meali

Rabbin meleklere şöyle demişti: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın."

Sâd Suresi 72. AyetSayfa 457 · Cüz 23

فَإِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِي فَقَعُوا لَهُ سَاجِدِينَ

Okunuşu

feiẕâ sevveytühû venefaḫtü fîhi mir rûḥî feḳa`û lehû sâcidîn.

Diyanet İşleri Meali

Rabbin meleklere şöyle demişti: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın."

Sâd Suresi 73. AyetSayfa 457 · Cüz 23

فَسَجَدَ الْمَلَائِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ

Okunuşu

fesecede-lmelâiketü küllühüm ecme`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Bütün melekler secde etmişlerdi, fakat İblis; o, büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştu.

Sâd Suresi 74. AyetSayfa 457 · Cüz 23

إِلَّا إِبْلِيسَ اسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِرِينَ

Okunuşu

illâ iblîs. istekbera vekâne mine-lkâfirîn.

Diyanet İşleri Meali

Bütün melekler secde etmişlerdi, fakat İblis; o, büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştu.

Sâd Suresi 75. AyetSayfa 457 · Cüz 23

قَالَ يَا إِبْلِيسُ مَا مَنَعَكَ أَن تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَيَّ ۖ أَسْتَكْبَرْتَ أَمْ كُنتَ مِنَ الْعَالِينَ

Okunuşu

ḳâle yâ iblîsü mâ mene`ake en tescüde limâ ḫalaḳtü biyedeyy. estekberte em künte mine-l`âlîn.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Ey İblis, ellerimle (kudretimle) yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? Böbürlendin mi? Yoksa gururlananlardan mısın?" dedi.

Sâd Suresi 76. AyetSayfa 457 · Cüz 23

قَالَ أَنَا خَيْرٌ مِّنْهُ ۖ خَلَقْتَنِي مِن نَّارٍ وَخَلَقْتَهُ مِن طِينٍ

Okunuşu

ḳâle ene ḫayrum minh. ḫalaḳtenî min nâriv veḫalaḳtehû min ṭîn.

Diyanet İşleri Meali

İblis: "Ben ondan daha üstünüm. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın" dedi.

Sâd Suresi 77. AyetSayfa 457 · Cüz 23

قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ

Okunuşu

ḳâle faḫruc minhâ feinneke racîm.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Din (kıyamet/ceza) gününe kadar lanetim senin üzerinedir" dedi.

Sâd Suresi 78. AyetSayfa 457 · Cüz 23

وَإِنَّ عَلَيْكَ لَعْنَتِي إِلَىٰ يَوْمِ الدِّينِ

Okunuşu

veinne `aleyke la`netî ilâ yevmi-ddîn.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Din (kıyamet/ceza) gününe kadar lanetim senin üzerinedir" dedi.

Sâd Suresi 79. AyetSayfa 457 · Cüz 23

قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِي إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

Okunuşu

ḳâle rabbi feenżirnî ilâ yevmi yüb`aŝûn.

Diyanet İşleri Meali

"Rabbim! Dirilecekleri güne kadar beni (canımı almayı) ertele" dedi.

Sâd Suresi 80. AyetSayfa 457 · Cüz 23

قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ الْمُنظَرِينَ

Okunuşu

ḳâle feinneke mine-lmünżarîn.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Sen bilinen güne kadar erteye bırakılanlardansın" dedi.

Sâd Suresi 81. AyetSayfa 457 · Cüz 23

إِلَىٰ يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ

Okunuşu

ilâ yevmi-lvaḳti-lma`lûm.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Sen bilinen güne kadar erteye bırakılanlardansın" dedi.

Sâd Suresi 82. AyetSayfa 457 · Cüz 23

قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

Okunuşu

ḳâle febi`izzetike leugviyennehüm ecme`în.

Diyanet İşleri Meali

İblis: "Senin kudretine and olsun ki, onlardan, sana içten bağlı olan kulların bir yana, hepsini azdıracağım" dedi.

Sâd Suresi 83. AyetSayfa 457 · Cüz 23

إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَصِينَ

Okunuşu

illâ `ibâdeke minhümü-lmuḫleṣîn.

Diyanet İşleri Meali

İblis: "Senin kudretine and olsun ki, onlardan, sana içten bağlı olan kulların bir yana, hepsini azdıracağım" dedi.

Sâd Suresi 84. AyetSayfa 458 · Cüz 23

قَالَ فَالْحَقُّ وَالْحَقَّ أَقُولُ

Okunuşu

ḳâle felḥaḳḳ. velḥaḳḳa eḳûl.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Doğrudur; işte Ben hakikati söylüyorum, sen ve sana uyanların hepsiyle cehennemi dolduracağım" dedi.

Sâd Suresi 85. AyetSayfa 458 · Cüz 23

لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنكَ وَمِمَّن تَبِعَكَ مِنْهُمْ أَجْمَعِينَ

Okunuşu

leemleenne cehenneme minke vemimmen tebi`ake minhüm ecme`în.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Doğrudur; işte Ben hakikati söylüyorum, sen ve sana uyanların hepsiyle cehennemi dolduracağım" dedi.

Sâd Suresi 86. AyetSayfa 458 · Cüz 23

قُلْ مَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ وَمَا أَنَا مِنَ الْمُتَكَلِّفِينَ

Okunuşu

ḳul mâ es'elüküm `aleyhi min ecriv vemâ ene mine-lmütekellifîn.

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Kendiliğimden bir şey iddia eden kimselerden de değilim."

Sâd Suresi 87. AyetSayfa 458 · Cüz 23

إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَالَمِينَ

Okunuşu

in hüve illâ ẕikrul lil`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

"Bu Kuran, ancak dünyalar için bir öğüttür."

Sâd Suresi 88. AyetSayfa 458 · Cüz 23

وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَأَهُ بَعْدَ حِينٍ

Okunuşu

veleta`lemünne nebeehû ba`de ḥîn.

Diyanet İşleri Meali

"Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra öğreneceksiniz."