الدخان

Duhân Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

44. sure59 ayetAd-DukhanMushaf sayfa 49625. cüz

Duhân Suresi'nin 59 ayetini Arapça aslı, Türkçe okunuşu ve Diyanet İşleri meali ile okuyun. Diğer meallerle karşılaştırmak için okuma ekranını kullanabilirsiniz.

Tüm meallerle karşılaştır →
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Duhân Suresi 2. AyetSayfa 496 · Cüz 25

وَالْكِتَابِ الْمُبِينِ

Okunuşu

velkitâbi-lmübîn.

Diyanet İşleri Meali

Apaçık olan Kitap'a and olsun ki, Biz onu, kutlu bir gecede indirdik. Doğrusu Biz, insanları uyarmaktayız.

Duhân Suresi 3. AyetSayfa 496 · Cüz 25

إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍ مُّبَارَكَةٍ ۚ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ

Okunuşu

innâ enzelnâhü fî leyletim mübâraketin innâ künnâ münẕirîn.

Diyanet İşleri Meali

Apaçık olan Kitap'a and olsun ki, Biz onu, kutlu bir gecede indirdik. Doğrusu Biz, insanları uyarmaktayız.

Duhân Suresi 4. AyetSayfa 496 · Cüz 25

فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ

Okunuşu

fîhâ yüfraḳu küllü emrin ḥakîm.

Diyanet İşleri Meali

Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.

Duhân Suresi 5. AyetSayfa 496 · Cüz 25

أَمْرًا مِّنْ عِندِنَا ۚ إِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ

Okunuşu

emram min `indinâ. innâ künnâ mürsilîn.

Diyanet İşleri Meali

Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.

Duhân Suresi 6. AyetSayfa 496 · Cüz 25

رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ ۚ إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

Okunuşu

raḥmetem mir rabbik. innehû hüve-ssemî`u-l`alîm.

Diyanet İşleri Meali

Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.

Duhân Suresi 7. AyetSayfa 496 · Cüz 25

رَبِّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

Okunuşu

rabbi-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ. in küntüm mûḳinîn.

Diyanet İşleri Meali

Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.

Duhân Suresi 8. AyetSayfa 496 · Cüz 25

لَا إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْيِي وَيُمِيتُ ۖ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ

Okunuşu

lâ ilâhe illâ hüve yuḥyî veyümît. rabbüküm verabbü âbâikümü-l'evvelîn.

Diyanet İşleri Meali

O'ndan başka tanrı yoktur; diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbiniz önceki atalarınızın da Rabbidir.

Duhân Suresi 9. AyetSayfa 496 · Cüz 25

بَلْ هُمْ فِي شَكٍّ يَلْعَبُونَ

Okunuşu

bel hüm fî şekkiy yel`abûn.

Diyanet İşleri Meali

Ama inkarcılar, dirilmekten şüphededirler, bunu eğlenceye alırlar.

Duhân Suresi 10. AyetSayfa 496 · Cüz 25

فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَاءُ بِدُخَانٍ مُّبِينٍ

Okunuşu

ferteḳib yevme te'ti-ssemâü bidüḫânim mübîn.

Diyanet İşleri Meali

Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.

Duhân Suresi 11. AyetSayfa 496 · Cüz 25

يَغْشَى النَّاسَ ۖ هَـٰذَا عَذَابٌ أَلِيمٌ

Okunuşu

yagşe-nnâs. hâẕâ `aẕâbün elîm.

Diyanet İşleri Meali

Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.

Duhân Suresi 12. AyetSayfa 496 · Cüz 25

رَّبَّنَا اكْشِفْ عَنَّا الْعَذَابَ إِنَّا مُؤْمِنُونَ

Okunuşu

rabbene-kşif `anne-l`aẕâbe innâ mü'minûn.

Diyanet İşleri Meali

İnsanlar: "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır; doğrusu artık biz inananlarız" derler.

Duhân Suresi 13. AyetSayfa 496 · Cüz 25

أَنَّىٰ لَهُمُ الذِّكْرَىٰ وَقَدْ جَاءَهُمْ رَسُولٌ مُّبِينٌ

Okunuşu

ennâ lehümü-ẕẕikrâ veḳad câehüm rasûlüm mübîn.

Diyanet İşleri Meali

Nerde onlarda öğüt almak? Kendilerine gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti ve ondan yüz çevirmişler, "Belletilmiş bir deli" demişlerdi.

Duhân Suresi 14. AyetSayfa 496 · Cüz 25

ثُمَّ تَوَلَّوْا عَنْهُ وَقَالُوا مُعَلَّمٌ مَّجْنُونٌ

Okunuşu

ŝümme tevellev `anhü veḳâlû mü`allemüm mecnûn.

Diyanet İşleri Meali

Nerde onlarda öğüt almak? Kendilerine gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti ve ondan yüz çevirmişler, "Belletilmiş bir deli" demişlerdi.

Duhân Suresi 15. AyetSayfa 496 · Cüz 25

إِنَّا كَاشِفُو الْعَذَابِ قَلِيلًا ۚ إِنَّكُمْ عَائِدُونَ

Okunuşu

innâ kâşifü-l`aẕâbi ḳalîlen inneküm `âidûn.

Diyanet İşleri Meali

Biz sizden azabı az bir süre için kaldıracağız, siz yine de eski inkarcılığınıza döneceksiniz.

Duhân Suresi 16. AyetSayfa 496 · Cüz 25

يَوْمَ نَبْطِشُ الْبَطْشَةَ الْكُبْرَىٰ إِنَّا مُنتَقِمُونَ

Okunuşu

yevme nebṭişü-lbaṭşete-lkübrâ. innâ münteḳimûn.

Diyanet İşleri Meali

Onları çarptıkça çarpacağımız gün öcümüzü şüphesiz alırız.

Duhân Suresi 17. AyetSayfa 496 · Cüz 25

وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَاءَهُمْ رَسُولٌ كَرِيمٌ

Okunuşu

veleḳad fetennâ ḳablehüm ḳavme fir`avne vecâehüm rasûlün kerîm.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, onlardan önce, Firavun milletini denemiştik. Onlara gelen değerli bir peygamber demişti ki:

Duhân Suresi 18. AyetSayfa 496 · Cüz 25

أَنْ أَدُّوا إِلَيَّ عِبَادَ اللَّهِ ۖ إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Okunuşu

en eddû ileyye `ibâde-llâh. innî leküm rasûlün emîn.

Diyanet İşleri Meali

"Ey Allah'ın kulları! Bana gelin, doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."

Duhân Suresi 19. AyetSayfa 497 · Cüz 25

وَأَن لَّا تَعْلُوا عَلَى اللَّهِ ۖ إِنِّي آتِيكُم بِسُلْطَانٍ مُّبِينٍ

Okunuşu

veel lâ ta`lû `ale-llâh. innî âtîküm bisülṭânim mübîn.

Diyanet İşleri Meali

"Allah'a karşı üstün gelmeye kalkışmayın; doğrusu ben size apaçık bir delil getirdim."

Duhân Suresi 20. AyetSayfa 497 · Cüz 25

وَإِنِّي عُذْتُ بِرَبِّي وَرَبِّكُمْ أَن تَرْجُمُونِ

Okunuşu

veinnî `uẕtü birabbî verabbiküm en tercümûn.

Diyanet İşleri Meali

"Beni taşlamanızdan ötürü, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığındım."

Duhân Suresi 21. AyetSayfa 497 · Cüz 25

وَإِن لَّمْ تُؤْمِنُوا لِي فَاعْتَزِلُونِ

Okunuşu

veil lem tü'minû lî fa`tezilûn.

Diyanet İşleri Meali

"Bana inanmazsanız, başımdan çekilin."

Duhân Suresi 22. AyetSayfa 497 · Cüz 25

فَدَعَا رَبَّهُ أَنَّ هَـٰؤُلَاءِ قَوْمٌ مُّجْرِمُونَ

Okunuşu

fede`â rabbehû enne hâülâi ḳavmüm mücrimûn.

Diyanet İşleri Meali

Bunlar, suçlu bir millet olduğu için, Rabbine yardım etmesi için yalvardı.

Duhân Suresi 23. AyetSayfa 497 · Cüz 25

فَأَسْرِ بِعِبَادِي لَيْلًا إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

Okunuşu

feesri bi`ibâdî leylen inneküm müttebe`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Allah da şöyle buyurdu: "Kullarımı geceleyin yola çıkar; şüphesiz takip olunacaksınız."

Duhân Suresi 24. AyetSayfa 497 · Cüz 25

وَاتْرُكِ الْبَحْرَ رَهْوًا ۖ إِنَّهُمْ جُندٌ مُّغْرَقُونَ

Okunuşu

vetruki-lbaḥra rahvâ. innehüm cündüm mugraḳûn.

Diyanet İşleri Meali

"Denizi sakin iken geride bırak, doğrusu onlar suda boğulacak bir ordudur."

Duhân Suresi 25. AyetSayfa 497 · Cüz 25

كَمْ تَرَكُوا مِن جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ

Okunuşu

kem terakû min cennâtiv ve`uyûn.

Diyanet İşleri Meali

Orada nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, eğlenip durdukları nimetler bırakmışlardı.

Duhân Suresi 26. AyetSayfa 497 · Cüz 25

وَزُرُوعٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ

Okunuşu

vezürû`iv vemeḳâmin kerîm.

Diyanet İşleri Meali

Orada nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, eğlenip durdukları nimetler bırakmışlardı.

Duhân Suresi 27. AyetSayfa 497 · Cüz 25

وَنَعْمَةٍ كَانُوا فِيهَا فَاكِهِينَ

Okunuşu

vena`metin kânû fîhâ fâkihîn.

Diyanet İşleri Meali

Orada nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, eğlenip durdukları nimetler bırakmışlardı.

Duhân Suresi 28. AyetSayfa 497 · Cüz 25

كَذَٰلِكَ ۖ وَأَوْرَثْنَاهَا قَوْمًا آخَرِينَ

Okunuşu

keẕâlik. veevraŝnâhâ ḳavmen âḫarîn.

Diyanet İşleri Meali

Bu böyledir; onları başka bir millete miras bıraktık.

Duhân Suresi 29. AyetSayfa 497 · Cüz 25

فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَاءُ وَالْأَرْضُ وَمَا كَانُوا مُنظَرِينَ

Okunuşu

femâ beket `aleyhimü-ssemâü vel'arḍu vemâ kânû münżarîn.

Diyanet İşleri Meali

Gök ve yer, onlar için gözyaşı dökmedi, onlar erteye bırakılmamışlardı.

Duhân Suresi 30. AyetSayfa 497 · Cüz 25

وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ مِنَ الْعَذَابِ الْمُهِينِ

Okunuşu

veleḳad necceynâ benî isrâîle mine-l`aẕâbi-lmühîn.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, İsrailoğullarını, azgın bir zorba olan Firavun'un alçaltıcı azabından kurtardık.

Duhân Suresi 31. AyetSayfa 497 · Cüz 25

مِن فِرْعَوْنَ ۚ إِنَّهُ كَانَ عَالِيًا مِّنَ الْمُسْرِفِينَ

Okunuşu

min fir`avn. innehû kâne `âliyem mine-lmüsrifîn.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, İsrailoğullarını, azgın bir zorba olan Firavun'un alçaltıcı azabından kurtardık.

Duhân Suresi 32. AyetSayfa 497 · Cüz 25

وَلَقَدِ اخْتَرْنَاهُمْ عَلَىٰ عِلْمٍ عَلَى الْعَالَمِينَ

Okunuşu

veleḳadi-ḫternâhüm `alâ `ilmin `ale-l`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, onların durumunu bilerek dünyaların üzerinde seçkin kıldık.

Duhân Suresi 33. AyetSayfa 497 · Cüz 25

وَآتَيْنَاهُم مِّنَ الْآيَاتِ مَا فِيهِ بَلَاءٌ مُّبِينٌ

Okunuşu

veâteynâhüm mine-l'âyâti mâ fîhi belâüm mübîn.

Diyanet İşleri Meali

Onlara, her birinde açıkça bir imtihan bulunan, mucizeler verdik.

Duhân Suresi 34. AyetSayfa 497 · Cüz 25

إِنَّ هَـٰؤُلَاءِ لَيَقُولُونَ

Okunuşu

inne hâülâi leyeḳûlûn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu inkarcılar, "Ölum bir defadır, tekrar diriltilmeyeceğiz. Eğer doğru sözlü iseniz bize babalarımızı getirsenize" derler.

Duhân Suresi 35. AyetSayfa 497 · Cüz 25

إِنْ هِيَ إِلَّا مَوْتَتُنَا الْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُنشَرِينَ

Okunuşu

in hiye illâ mevtetüne-l'ûlâ vemâ naḥnü bimünşerîn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu inkarcılar, "Ölum bir defadır, tekrar diriltilmeyeceğiz. Eğer doğru sözlü iseniz bize babalarımızı getirsenize" derler.

Duhân Suresi 36. AyetSayfa 497 · Cüz 25

فَأْتُوا بِآبَائِنَا إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ

Okunuşu

fe'tû biâbâinâ in küntüm ṣâdiḳîn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu inkarcılar, "Ölum bir defadır, tekrar diriltilmeyeceğiz. Eğer doğru sözlü iseniz bize babalarımızı getirsenize" derler.

Duhân Suresi 37. AyetSayfa 497 · Cüz 25

أَهُمْ خَيْرٌ أَمْ قَوْمُ تُبَّعٍ وَالَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ أَهْلَكْنَاهُمْ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِمِينَ

Okunuşu

ehüm ḫayrun em ḳavmü tübbe`iv velleẕîne min ḳablihim. ehleknâhüm. innehüm kânû mücrimîn.

Diyanet İşleri Meali

Bunlar mı daha üstün yoksa Tubba milleti ve onlardan öncekiler mi? Onları yok etmişizdir, çünkü onlar suçlu idiler.

Duhân Suresi 38. AyetSayfa 497 · Cüz 25

وَمَا خَلَقْنَا السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِبِينَ

Okunuşu

vemâ ḫalaḳne-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ lâ`ibîn.

Diyanet İşleri Meali

Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları oyun olsun diye yaratmadık.

Duhân Suresi 39. AyetSayfa 497 · Cüz 25

مَا خَلَقْنَاهُمَا إِلَّا بِالْحَقِّ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Okunuşu

mâ ḫalaḳnâhümâ illâ bilḥaḳḳi velâkinne ekŝerahüm lâ ya`lemûn.

Diyanet İşleri Meali

Biz onları, ancak ve ancak gerektiği gibi yarattık, ama insanların çoğu bilmezler.

Duhân Suresi 40. AyetSayfa 498 · Cüz 25

إِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ مِيقَاتُهُمْ أَجْمَعِينَ

Okunuşu

inne yevme-lfaṣli mîḳâtühüm ecme`în.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu hüküm günü hepsinin bir arada bulunacağı gündür.

Duhân Suresi 41. AyetSayfa 498 · Cüz 25

يَوْمَ لَا يُغْنِي مَوْلًى عَن مَّوْلًى شَيْئًا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

Okunuşu

yevme lâ yugnî mevlen `am mevlen şey'ev velâ hüm yünṣarûn.

Diyanet İşleri Meali

O gün, dostun dosta hiçbir faydası olmaz, yardım da görmezler.

Duhân Suresi 42. AyetSayfa 498 · Cüz 25

إِلَّا مَن رَّحِمَ اللَّهُ ۚ إِنَّهُ هُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ

Okunuşu

illâ mer raḥime-llâh. innehû hüve-l`azîzü-rraḥîm.

Diyanet İşleri Meali

Yalnız, Allah'ın merhamet ettiği kimseler bunların dışındadır. O, şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

Duhân Suresi 43. AyetSayfa 498 · Cüz 25

إِنَّ شَجَرَتَ الزَّقُّومِ

Okunuşu

inne şecerate-zzeḳḳûm.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.

Duhân Suresi 44. AyetSayfa 498 · Cüz 25

طَعَامُ الْأَثِيمِ

Okunuşu

ṭa`âmü-l'eŝîm.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.

Duhân Suresi 45. AyetSayfa 498 · Cüz 25

كَالْمُهْلِ يَغْلِي فِي الْبُطُونِ

Okunuşu

kelmühl. yaglî fi-lbüṭûn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.

Duhân Suresi 46. AyetSayfa 498 · Cüz 25

كَغَلْيِ الْحَمِيمِ

Okunuşu

kegalyi-lḥamîm.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.

Duhân Suresi 47. AyetSayfa 498 · Cüz 25

خُذُوهُ فَاعْتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَاءِ الْجَحِيمِ

Okunuşu

ḫuẕûhü fa`tilûhü ilâ sevâi-lceḥîm.

Diyanet İşleri Meali

"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.

Duhân Suresi 48. AyetSayfa 498 · Cüz 25

ثُمَّ صُبُّوا فَوْقَ رَأْسِهِ مِنْ عَذَابِ الْحَمِيمِ

Okunuşu

ŝümme ṣubbû fevḳa ra'sihî min `aẕâbi-lḥamîm.

Diyanet İşleri Meali

"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.

Duhân Suresi 49. AyetSayfa 498 · Cüz 25

ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ الْعَزِيزُ الْكَرِيمُ

Okunuşu

ẕuḳ. inneke ente-l`azîzü-lkerîm.

Diyanet İşleri Meali

"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.

Duhân Suresi 50. AyetSayfa 498 · Cüz 25

إِنَّ هَـٰذَا مَا كُنتُم بِهِ تَمْتَرُونَ

Okunuşu

inne hâẕâ mâ küntüm bihî temterûn.

Diyanet İşleri Meali

"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.

Duhân Suresi 51. AyetSayfa 498 · Cüz 25

إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي مَقَامٍ أَمِينٍ

Okunuşu

inne-lmütteḳîne fî meḳâmin emîn.

Diyanet İşleri Meali

Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar ise, güvenli bir yerde, bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.

Duhân Suresi 52. AyetSayfa 498 · Cüz 25

فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ

Okunuşu

fî cennâtiv ve`uyûn.

Diyanet İşleri Meali

Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar ise, güvenli bir yerde, bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.

Duhân Suresi 53. AyetSayfa 498 · Cüz 25

يَلْبَسُونَ مِن سُندُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُّتَقَابِلِينَ

Okunuşu

yelbesûne min sündüsiv veistebraḳim müteḳâbilîn.

Diyanet İşleri Meali

İnce ipekten ve parlak atlastan giyinerek karşılıklı otururlar.

Duhân Suresi 54. AyetSayfa 498 · Cüz 25

كَذَٰلِكَ وَزَوَّجْنَاهُم بِحُورٍ عِينٍ

Okunuşu

keẕâlik. vezevvecnâhüm biḥûrin `în.

Diyanet İşleri Meali

Bu böyledir; onları iri siyah gözlü hurilerle eşlendiririz.

Duhân Suresi 55. AyetSayfa 498 · Cüz 25

يَدْعُونَ فِيهَا بِكُلِّ فَاكِهَةٍ آمِنِينَ

Okunuşu

yed`ûne fîhâ bikülli fâkihetin âminîn.

Diyanet İşleri Meali

Orada, güven içinde olarak her yemişi isteyebilirler.

Duhân Suresi 56. AyetSayfa 498 · Cüz 25

لَا يَذُوقُونَ فِيهَا الْمَوْتَ إِلَّا الْمَوْتَةَ الْأُولَىٰ ۖ وَوَقَاهُمْ عَذَابَ الْجَحِيمِ

Okunuşu

lâ yeẕûḳûne fîhe-lmevte ille-lmevtete-l'ûlâ. veveḳâhüm `aẕâbe-lceḥîm.

Diyanet İşleri Meali

Orada, ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Rabbin lütfuyla onları cehennem azabından korumuştur. İşte büyük kurtuluş budur.

Duhân Suresi 57. AyetSayfa 498 · Cüz 25

فَضْلًا مِّن رَّبِّكَ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

Okunuşu

faḍlem mir rabbik. ẕâlike hüve-lfevzü-l`ażîm.

Diyanet İşleri Meali

Orada, ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Rabbin lütfuyla onları cehennem azabından korumuştur. İşte büyük kurtuluş budur.

Duhân Suresi 58. AyetSayfa 498 · Cüz 25

فَإِنَّمَا يَسَّرْنَاهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

Okunuşu

feinnemâ yessernâhü bilisânike le`allehüm yeteẕekkerûn.

Diyanet İşleri Meali

Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.

Duhân Suresi 59. AyetSayfa 498 · Cüz 25

فَارْتَقِبْ إِنَّهُم مُّرْتَقِبُونَ

Okunuşu

ferteḳib innehüm mürteḳibûn.

Diyanet İşleri Meali

Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.