القلم

Kalem Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

68. sure52 ayetAl-QalamMushaf sayfa 56429. cüz

Kalem Suresi'nin 52 ayetini Arapça aslı, Türkçe okunuşu ve Diyanet İşleri meali ile okuyun. Diğer meallerle karşılaştırmak için okuma ekranını kullanabilirsiniz.

Tüm meallerle karşılaştır →
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Kalem Suresi 1. AyetSayfa 564 · Cüz 29

ن ۚ وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَ

Okunuşu

nûn. velḳalemi vemâ yesṭurûn.

Diyanet İşleri Meali

Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.

Kalem Suresi 2. AyetSayfa 564 · Cüz 29

مَا أَنتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍ

Okunuşu

mâ ente bini`meti rabbike bimecnûn.

Diyanet İşleri Meali

Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.

Kalem Suresi 3. AyetSayfa 564 · Cüz 29

وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍ

Okunuşu

veinne leke leecran gayra memnûn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu sana kesintisiz bir ecir vardır.

Kalem Suresi 4. AyetSayfa 564 · Cüz 29

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

Okunuşu

veinneke le`alâ ḫulüḳin `ażîm.

Diyanet İşleri Meali

Şüphesiz sen büyük bir ahlaka sahipsindir.

Kalem Suresi 5. AyetSayfa 564 · Cüz 29

فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ

Okunuşu

fesetübṣiru veyübṣirûn.

Diyanet İşleri Meali

Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.

Kalem Suresi 6. AyetSayfa 564 · Cüz 29

بِأَييِّكُمُ الْمَفْتُونُ

Okunuşu

bieyyikümü-lmeftûn.

Diyanet İşleri Meali

Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.

Kalem Suresi 7. AyetSayfa 564 · Cüz 29

إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِ وَهُوَ أَعْلَمُ بِالْمُهْتَدِينَ

Okunuşu

inne rabbeke hüve a`lemü bimen ḍalle `an sebîlih. vehüve a`lemü bilmühtedîn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu senin Rabbin, yolundan sapıtanları çok iyi bilir; O, doğru yolda olanları da çok iyi bilir.

Kalem Suresi 8. AyetSayfa 564 · Cüz 29

فَلَا تُطِعِ الْمُكَذِّبِينَ

Okunuşu

felâ tüṭi`i-lmükeẕẕibîn.

Diyanet İşleri Meali

Bundan böyle, yalanlayanlara itaat etme;

Kalem Suresi 9. AyetSayfa 564 · Cüz 29

وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ

Okunuşu

veddû lev tüdhinü feyüdhinûn.

Diyanet İşleri Meali

(Onlar sana indirilen ayetlerden beğenmediklerini bırakman suretiyle senin) kendilerine yumuşak davranmanı isterler; böyle yapsan, onlar da seni över, yumuşak davranırlar.

Kalem Suresi 10. AyetSayfa 564 · Cüz 29

وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَّهِينٍ

Okunuşu

velâ tüṭi` külle ḥallâfim mehîn.

Diyanet İşleri Meali

Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.

Kalem Suresi 11. AyetSayfa 564 · Cüz 29

هَمَّازٍ مَّشَّاءٍ بِنَمِيمٍ

Okunuşu

hemmâzim meşşâim binemîm.

Diyanet İşleri Meali

Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.

Kalem Suresi 12. AyetSayfa 564 · Cüz 29

مَّنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ

Okunuşu

mennâ`il lilḫayri mü`tedin eŝîm.

Diyanet İşleri Meali

Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.

Kalem Suresi 13. AyetSayfa 564 · Cüz 29

عُتُلٍّ بَعْدَ ذَٰلِكَ زَنِيمٍ

Okunuşu

`utüllim ba`de ẕâlike zenîm.

Diyanet İşleri Meali

Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.

Kalem Suresi 14. AyetSayfa 564 · Cüz 29

أَن كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنِينَ

Okunuşu

en kâne ẕâ mâliv vebenîn.

Diyanet İşleri Meali

Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.

Kalem Suresi 15. AyetSayfa 564 · Cüz 29

إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ آيَاتُنَا قَالَ أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ

Okunuşu

iẕâ tütlâ `aleyhi âyâtünâ ḳâle esâṭîru-l'evvelîn.

Diyanet İşleri Meali

Ayetlerimiz ona okunduğu zaman: "Öncekilerin masalları" der.

Kalem Suresi 16. AyetSayfa 565 · Cüz 29

سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ

Okunuşu

senesimühû `ale-lḫurṭûm.

Diyanet İşleri Meali

Onun havada olan burnunu yakında yere sürteceğiz.

Kalem Suresi 17. AyetSayfa 565 · Cüz 29

إِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَا أَصْحَابَ الْجَنَّةِ إِذْ أَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحِينَ

Okunuşu

innâ belevnâhüm kemâ belevnâ aṣḥâbe-lcenneh. iẕ aḳsemû leyaṣrimünnehâ muṣbiḥîn.

Diyanet İşleri Meali

Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.

Kalem Suresi 18. AyetSayfa 565 · Cüz 29

وَلَا يَسْتَثْنُونَ

Okunuşu

velâ yesteŝnûn.

Diyanet İşleri Meali

Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.

Kalem Suresi 19. AyetSayfa 565 · Cüz 29

فَطَافَ عَلَيْهَا طَائِفٌ مِّن رَّبِّكَ وَهُمْ نَائِمُونَ

Okunuşu

feṭâfe `aleyhâ ṭâifüm mir rabbike vehüm nâimûn.

Diyanet İşleri Meali

Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.

Kalem Suresi 20. AyetSayfa 565 · Cüz 29

فَأَصْبَحَتْ كَالصَّرِيمِ

Okunuşu

feaṣbeḥat keṣṣarîm.

Diyanet İşleri Meali

Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.

Kalem Suresi 21. AyetSayfa 565 · Cüz 29

فَتَنَادَوْا مُصْبِحِينَ

Okunuşu

fetenâdev muṣbiḥîn.

Diyanet İşleri Meali

Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.

Kalem Suresi 22. AyetSayfa 565 · Cüz 29

أَنِ اغْدُوا عَلَىٰ حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَارِمِينَ

Okunuşu

eni-gdû `alâ ḥarŝiküm in küntüm ṣârimîn.

Diyanet İşleri Meali

Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.

Kalem Suresi 23. AyetSayfa 565 · Cüz 29

فَانطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَ

Okunuşu

fenṭaleḳû vehüm yeteḫâfetûn.

Diyanet İşleri Meali

"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.

Kalem Suresi 24. AyetSayfa 565 · Cüz 29

أَن لَّا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُم مِّسْكِينٌ

Okunuşu

el lâ yedḫulennehe-lyevme `aleyküm miskîn.

Diyanet İşleri Meali

"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.

Kalem Suresi 25. AyetSayfa 565 · Cüz 29

وَغَدَوْا عَلَىٰ حَرْدٍ قَادِرِينَ

Okunuşu

vegadev `alâ ḥardin ḳâdirîn.

Diyanet İşleri Meali

Yoksullara yardım etmeye güçleri yeterken böyle konuşarak erkenden gittiler.

Kalem Suresi 26. AyetSayfa 565 · Cüz 29

فَلَمَّا رَأَوْهَا قَالُوا إِنَّا لَضَالُّونَ

Okunuşu

felemmâ raevhâ ḳâlû innâ leḍâllûn.

Diyanet İşleri Meali

Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.

Kalem Suresi 27. AyetSayfa 565 · Cüz 29

بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

Okunuşu

bel naḥnü maḥrûmûn.

Diyanet İşleri Meali

Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.

Kalem Suresi 28. AyetSayfa 565 · Cüz 29

قَالَ أَوْسَطُهُمْ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ

Okunuşu

ḳâle evseṭuhüm elem eḳul leküm levlâ tüsebbiḥûn.

Diyanet İşleri Meali

Ortancaları: "Ben size Allah'ı anmanız gerekmez mi, dememiş miydim?" dedi.

Kalem Suresi 29. AyetSayfa 565 · Cüz 29

قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ

Okunuşu

ḳâlû sübḥâne rabbinâ innâ künnâ żâlimîn.

Diyanet İşleri Meali

"Rabbimizi tenzih ederiz; doğrusu biz yazık etmiştik" dediler.

Kalem Suresi 30. AyetSayfa 565 · Cüz 29

فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَلَاوَمُونَ

Okunuşu

feaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetelâvemûn.

Diyanet İşleri Meali

Birbirlerini yermeye başladılar.

Kalem Suresi 31. AyetSayfa 565 · Cüz 29

قَالُوا يَا وَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا طَاغِينَ

Okunuşu

ḳâlû yâ veylenâ innâ künnâ ṭâgîn.

Diyanet İşleri Meali

Sonra şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize; doğrusu azgınlık edenlerdendik."

Kalem Suresi 32. AyetSayfa 565 · Cüz 29

عَسَىٰ رَبُّنَا أَن يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِّنْهَا إِنَّا إِلَىٰ رَبِّنَا رَاغِبُونَ

Okunuşu

`asâ rabbünâ ey yübdilenâ ḫayram minhâ innâ ilâ rabbinâ râgibûn.

Diyanet İşleri Meali

"Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir; doğrusu artık, Rabbimizden dilemekteyiz."

Kalem Suresi 33. AyetSayfa 565 · Cüz 29

كَذَٰلِكَ الْعَذَابُ ۖ وَلَعَذَابُ الْآخِرَةِ أَكْبَرُ ۚ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ

Okunuşu

keẕâlike-l`aẕâb. vele`aẕâbü-l'âḫirati ekber. lev kânû ya`lemûn.

Diyanet İşleri Meali

İşte azap böyledir; ama ahiret azabı daha büyüktür; keşke bilseler!

Kalem Suresi 34. AyetSayfa 565 · Cüz 29

إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّاتِ النَّعِيمِ

Okunuşu

inne lilmütteḳîne `inde rabbihim cennâti-nne`îm.

Diyanet İşleri Meali

Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, Rableri katında nimet cennetleri vardır.

Kalem Suresi 35. AyetSayfa 565 · Cüz 29

أَفَنَجْعَلُ الْمُسْلِمِينَ كَالْمُجْرِمِينَ

Okunuşu

efenec`alü-lmüslimîne kelmücrimîn.

Diyanet İşleri Meali

Kendilerini Allah'a vermiş olanları hiç suçlular gibi tutar mıyız?

Kalem Suresi 36. AyetSayfa 565 · Cüz 29

مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ

Okunuşu

mâ leküm. keyfe taḥkümûn.

Diyanet İşleri Meali

Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?

Kalem Suresi 37. AyetSayfa 565 · Cüz 29

أَمْ لَكُمْ كِتَابٌ فِيهِ تَدْرُسُونَ

Okunuşu

em leküm kitâbün fîhi tedrusûn.

Diyanet İşleri Meali

Yoksa okuduğunuz bir kitabınız mı var?

Kalem Suresi 38. AyetSayfa 565 · Cüz 29

إِنَّ لَكُمْ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ

Okunuşu

inne leküm fîhi lemâ teḫayyerûn.

Diyanet İşleri Meali

Seçtikleriniz herhalde orada olacaktır.

Kalem Suresi 39. AyetSayfa 565 · Cüz 29

أَمْ لَكُمْ أَيْمَانٌ عَلَيْنَا بَالِغَةٌ إِلَىٰ يَوْمِ الْقِيَامَةِ ۙ إِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَ

Okunuşu

em leküm eymânün `aleynâ bâligatün ilâ yevmi-lḳiyâmeti inne leküm lemâ taḥkümûn.

Diyanet İşleri Meali

Yoksa aleyhimizde, kıyamet gününe kadar süregidecek ahidleriniz mi var ki, kendinize hükmettikleriniz sizin olacaktır?

Kalem Suresi 40. AyetSayfa 565 · Cüz 29

سَلْهُمْ أَيُّهُم بِذَٰلِكَ زَعِيمٌ

Okunuşu

selhüm eyyühüm biẕâlike za`îm.

Diyanet İşleri Meali

Sor onlara: "Bunu kim üzerine alır?"

Kalem Suresi 41. AyetSayfa 565 · Cüz 29

أَمْ لَهُمْ شُرَكَاءُ فَلْيَأْتُوا بِشُرَكَائِهِمْ إِن كَانُوا صَادِقِينَ

Okunuşu

em lehüm şürakâ'. felye'tû bişürakâihim in kânû ṣâdiḳîn.

Diyanet İşleri Meali

Yoksa onların ortakları mı vardır? Doğru sözlü iseler ortaklarını getirsinler.

Kalem Suresi 42. AyetSayfa 565 · Cüz 29

يَوْمَ يُكْشَفُ عَن سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ إِلَى السُّجُودِ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ

Okunuşu

yevme yükşefü `an sâḳiv veyüd`avne ile-ssücûdi felâ yesteṭî`ûn.

Diyanet İşleri Meali

O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.

Kalem Suresi 43. AyetSayfa 566 · Cüz 29

خَاشِعَةً أَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ ۖ وَقَدْ كَانُوا يُدْعَوْنَ إِلَى السُّجُودِ وَهُمْ سَالِمُونَ

Okunuşu

ḫâşi`aten ebṣâruhüm terheḳuhüm ẕilleh. veḳad kânû yüd`avne ile-ssücûdi vehüm sâlimûn.

Diyanet İşleri Meali

O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.

Kalem Suresi 44. AyetSayfa 566 · Cüz 29

فَذَرْنِي وَمَن يُكَذِّبُ بِهَـٰذَا الْحَدِيثِ ۖ سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ

Okunuşu

feẕernî vemey yükeẕẕibü bihâẕe-lḥadîŝ. senestedricühüm min ḥayŝü lâ ya`lemûn.

Diyanet İşleri Meali

Kuran'ı yalanlayanları Bana bırak; Biz onları bilmedikleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.

Kalem Suresi 45. AyetSayfa 566 · Cüz 29

وَأُمْلِي لَهُمْ ۚ إِنَّ كَيْدِي مَتِينٌ

Okunuşu

veümlî lehüm. inne keydî metîn.

Diyanet İşleri Meali

Onlara mehil veriyorum; doğrusu Benim tuzağım sağlamdır.

Kalem Suresi 46. AyetSayfa 566 · Cüz 29

أَمْ تَسْأَلُهُمْ أَجْرًا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍ مُّثْقَلُونَ

Okunuşu

em tes'elühüm ecran fehüm mim magramim müŝḳalûn.

Diyanet İşleri Meali

Yoksa, sen onlardan ücret istiyorsun da, ağır bir borç altında mı kalıyorlar? Elbette hayır.

Kalem Suresi 47. AyetSayfa 566 · Cüz 29

أَمْ عِندَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ

Okunuşu

em `indehümü-lgaybü fehüm yektübûn.

Diyanet İşleri Meali

Yoksa, gaybın bilgisi kendilerinin katında da onlar mı yazıyorlar?

Kalem Suresi 48. AyetSayfa 566 · Cüz 29

فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُن كَصَاحِبِ الْحُوتِ إِذْ نَادَىٰ وَهُوَ مَكْظُومٌ

Okunuşu

faṣbir liḥukmi rabbike velâ tekün keṣâḥibi-lḥût. iẕ nâdâ vehüve mekżûm.

Diyanet İşleri Meali

Sen Rabbinin hükmüne kadar sabret; balık sahibi (Yunus) gibi olma, o, pek üzgün olarak Rabbine seslenmişti.

Kalem Suresi 49. AyetSayfa 566 · Cüz 29

لَّوْلَا أَن تَدَارَكَهُ نِعْمَةٌ مِّن رَّبِّهِ لَنُبِذَ بِالْعَرَاءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ

Okunuşu

levlâ en tedârakehû ni`metüm mir rabbihî lenübiẕe bil`arâi vehüve meẕmûm.

Diyanet İşleri Meali

Rabbinin katından ona bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak sahile atılacaktı.

Kalem Suresi 50. AyetSayfa 566 · Cüz 29

فَاجْتَبَاهُ رَبُّهُ فَجَعَلَهُ مِنَ الصَّالِحِينَ

Okunuşu

fectebâhü rabbühû fece`alehû mine-ṣṣâliḥîn.

Diyanet İşleri Meali

Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. "O delidir" diyorlardı.

Kalem Suresi 51. AyetSayfa 566 · Cüz 29

وَإِن يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُ لَمَجْنُونٌ

Okunuşu

veiy yekâdü-lleẕîne keferû leyüzliḳûneke biebṣârihim lemmâ semi`ü-ẕẕikra veyeḳûlûne innehû lemecnûn.

Diyanet İşleri Meali

Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. "O delidir" diyorlardı.

Kalem Suresi 52. AyetSayfa 566 · Cüz 29

وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَالَمِينَ

Okunuşu

vemâ hüve illâ ẕikrul lil`âlemîn.

Diyanet İşleri Meali

Oysa Kuran, alemler için bir öğütten başka bir şey değildir.