النازعات

Nâziât Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

79. sure46 ayetAn-Nazi'atMushaf sayfa 58330. cüz

Nâziât Suresi'nin 46 ayetini Arapça aslı, Türkçe okunuşu ve Diyanet İşleri meali ile okuyun. Diğer meallerle karşılaştırmak için okuma ekranını kullanabilirsiniz.

Tüm meallerle karşılaştır →
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Nâziât Suresi 1. AyetSayfa 583 · Cüz 30

وَالنَّازِعَاتِ غَرْقًا

Okunuşu

vennâzi`âti garḳâ.

Diyanet İşleri Meali

Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun,

Nâziât Suresi 2. AyetSayfa 583 · Cüz 30

وَالنَّاشِطَاتِ نَشْطًا

Okunuşu

vennâşiṭâti neşṭâ.

Diyanet İşleri Meali

Canları kolaylıkla alanlara and olsun,

Nâziât Suresi 3. AyetSayfa 583 · Cüz 30

وَالسَّابِحَاتِ سَبْحًا

Okunuşu

vessâbiḥâti sebḥâ.

Diyanet İşleri Meali

Yüzüp yüzüp gidenlere and olsun,

Nâziât Suresi 4. AyetSayfa 583 · Cüz 30

فَالسَّابِقَاتِ سَبْقًا

Okunuşu

fessâbiḳâti sebḳâ.

Diyanet İşleri Meali

Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun

Nâziât Suresi 5. AyetSayfa 583 · Cüz 30

فَالْمُدَبِّرَاتِ أَمْرًا

Okunuşu

felmüdebbirâti emrâ.

Diyanet İşleri Meali

Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun

Nâziât Suresi 6. AyetSayfa 583 · Cüz 30

يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُ

Okunuşu

yevme tercüfü-rrâcifeh.

Diyanet İşleri Meali

O gün bir sarsıntı sarsar.

Nâziât Suresi 7. AyetSayfa 583 · Cüz 30

تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُ

Okunuşu

tetbe`uhe-rrâdifeh.

Diyanet İşleri Meali

Peşinden bir diğeri gelir.

Nâziât Suresi 8. AyetSayfa 583 · Cüz 30

قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌ

Okunuşu

ḳulûbüy yevmeiẕiv vâcifeh.

Diyanet İşleri Meali

O gün kalbler titrer.

Nâziât Suresi 9. AyetSayfa 583 · Cüz 30

أَبْصَارُهَا خَاشِعَةٌ

Okunuşu

ebṣâruhâ ḫâşi`ah.

Diyanet İşleri Meali

İnsanların gözleri yere döner.

Nâziât Suresi 10. AyetSayfa 583 · Cüz 30

يَقُولُونَ أَإِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِي الْحَافِرَةِ

Okunuşu

yeḳûlûne einnâ lemerdûdûne fi-lḥâfirah.

Diyanet İşleri Meali

Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?"

Nâziât Suresi 11. AyetSayfa 583 · Cüz 30

أَإِذَا كُنَّا عِظَامًا نَّخِرَةً

Okunuşu

eiẕâ künnâ `iżâmen neḫirah.

Diyanet İşleri Meali

"Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı?"

Nâziât Suresi 12. AyetSayfa 583 · Cüz 30

قَالُوا تِلْكَ إِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌ

Okunuşu

ḳâlû tilke iẕen kerratün ḫâsirah.

Diyanet İşleri Meali

Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür."

Nâziât Suresi 13. AyetSayfa 583 · Cüz 30

فَإِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ

Okunuşu

feinnemâ hiye zecratüv vâḥideh.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu bir tek çığlık yetecektir.

Nâziât Suresi 14. AyetSayfa 583 · Cüz 30

فَإِذَا هُم بِالسَّاهِرَةِ

Okunuşu

feiẕâ hüm bissâhirah.

Diyanet İşleri Meali

Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.

Nâziât Suresi 15. AyetSayfa 583 · Cüz 30

هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ مُوسَىٰ

Okunuşu

hel etâke ḥadîŝü mûsâ.

Diyanet İşleri Meali

Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi?

Nâziât Suresi 16. AyetSayfa 584 · Cüz 30

إِذْ نَادَاهُ رَبُّهُ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًى

Okunuşu

iẕ nâdâhü rabbühû bilvâdi-lmüḳaddesi ṭuvâ.

Diyanet İşleri Meali

Tuva'da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti:

Nâziât Suresi 17. AyetSayfa 584 · Cüz 30

اذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُ طَغَىٰ

Okunuşu

iẕheb ilâ fir`avne innehû ṭagâ.

Diyanet İşleri Meali

"Firavun'a git; doğrusu o azmıştır."

Nâziât Suresi 18. AyetSayfa 584 · Cüz 30

فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰ أَن تَزَكَّىٰ

Okunuşu

feḳul hel leke ilâ en tezekkâ.

Diyanet İşleri Meali

"Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı?"

Nâziât Suresi 19. AyetSayfa 584 · Cüz 30

وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ

Okunuşu

veehdiyeke ilâ rabbike fetaḫşâ.

Diyanet İşleri Meali

"Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın."

Nâziât Suresi 20. AyetSayfa 584 · Cüz 30

فَأَرَاهُ الْآيَةَ الْكُبْرَىٰ

Okunuşu

feerâhü-l'âyete-lkübrâ.

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.

Nâziât Suresi 21. AyetSayfa 584 · Cüz 30

فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ

Okunuşu

fekeẕẕebe ve`aṣâ.

Diyanet İşleri Meali

Ama Firavun yalanladı ve baş kaldırdı.

Nâziât Suresi 22. AyetSayfa 584 · Cüz 30

ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ

Okunuşu

ŝümme edbera yes`â.

Diyanet İşleri Meali

Geri dönüp yürüdü.

Nâziât Suresi 23. AyetSayfa 584 · Cüz 30

فَحَشَرَ فَنَادَىٰ

Okunuşu

feḥaşera fenâdâ.

Diyanet İşleri Meali

Adamlarını toplayıp seslendi:

Nâziât Suresi 24. AyetSayfa 584 · Cüz 30

فَقَالَ أَنَا رَبُّكُمُ الْأَعْلَىٰ

Okunuşu

feḳâle ene rabbükümü-l'a`lâ.

Diyanet İşleri Meali

"Sizin en yüce rabbiniz benim" dedi.

Nâziât Suresi 25. AyetSayfa 584 · Cüz 30

فَأَخَذَهُ اللَّهُ نَكَالَ الْآخِرَةِ وَالْأُولَىٰ

Okunuşu

feeḫaẕehü-llâhü nekâle-l'âḫirati vel'ûlâ.

Diyanet İşleri Meali

Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı.

Nâziât Suresi 26. AyetSayfa 584 · Cüz 30

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَعِبْرَةً لِّمَن يَخْشَىٰ

Okunuşu

inne fî ẕâlike le`ibratel limey yaḫşâ.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu bunda Allah'tan korkan kimseye ders vardır.

Nâziât Suresi 27. AyetSayfa 584 · Cüz 30

أَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ السَّمَاءُ ۚ بَنَاهَا

Okunuşu

eentüm eşeddü ḫalḳan emi-ssemâü. benâhâ.

Diyanet İşleri Meali

Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.

Nâziât Suresi 28. AyetSayfa 584 · Cüz 30

رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّاهَا

Okunuşu

rafe`a semkehâ fesevvâhâ.

Diyanet İşleri Meali

Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.

Nâziât Suresi 29. AyetSayfa 584 · Cüz 30

وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَاهَا

Okunuşu

veagṭaşe leylehâ veaḫrace ḍuḥâhâ.

Diyanet İşleri Meali

Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.

Nâziât Suresi 30. AyetSayfa 584 · Cüz 30

وَالْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَاهَا

Okunuşu

vel'arḍa ba`de ẕâlike deḥâhâ.

Diyanet İşleri Meali

Ardından yeri düzenlemiştir.

Nâziât Suresi 31. AyetSayfa 584 · Cüz 30

أَخْرَجَ مِنْهَا مَاءَهَا وَمَرْعَاهَا

Okunuşu

aḫrace minhâ mâehâ vemer`âhâ.

Diyanet İşleri Meali

Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir.

Nâziât Suresi 32. AyetSayfa 584 · Cüz 30

وَالْجِبَالَ أَرْسَاهَا

Okunuşu

velcibâle ersâhâ.

Diyanet İşleri Meali

Dağları yerleştirmiştir.

Nâziât Suresi 33. AyetSayfa 584 · Cüz 30

مَتَاعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَامِكُمْ

Okunuşu

metâ`al leküm velien`âmiküm.

Diyanet İşleri Meali

Bunları sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için yapmıştır.

Nâziât Suresi 34. AyetSayfa 584 · Cüz 30

فَإِذَا جَاءَتِ الطَّامَّةُ الْكُبْرَىٰ

Okunuşu

feiẕâ câeti-ṭṭâmmetü-lkübrâ.

Diyanet İşleri Meali

Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.

Nâziât Suresi 35. AyetSayfa 584 · Cüz 30

يَوْمَ يَتَذَكَّرُ الْإِنسَانُ مَا سَعَىٰ

Okunuşu

yevme yeteẕekkeru-l'insânü mâ se`â.

Diyanet İşleri Meali

Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.

Nâziât Suresi 36. AyetSayfa 584 · Cüz 30

وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ

Okunuşu

vebürrizeti-lceḥîmü limey yerâ.

Diyanet İşleri Meali

Cehennem her bakanın göreceği şekilde gösterilir.

Nâziât Suresi 37. AyetSayfa 584 · Cüz 30

فَأَمَّا مَن طَغَىٰ

Okunuşu

feemmâ men ṭagâ.

Diyanet İşleri Meali

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

Nâziât Suresi 38. AyetSayfa 584 · Cüz 30

وَآثَرَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا

Okunuşu

veâŝera-lḥayâte-ddünyâ.

Diyanet İşleri Meali

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

Nâziât Suresi 39. AyetSayfa 584 · Cüz 30

فَإِنَّ الْجَحِيمَ هِيَ الْمَأْوَىٰ

Okunuşu

feinne-lceḥîme hiye-lme'vâ.

Diyanet İşleri Meali

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

Nâziât Suresi 40. AyetSayfa 584 · Cüz 30

وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوَىٰ

Okunuşu

veemmâ men ḫâfe meḳâme rabbihî venehe-nnefse `ani-lhevâ.

Diyanet İşleri Meali

Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.

Nâziât Suresi 41. AyetSayfa 584 · Cüz 30

فَإِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوَىٰ

Okunuşu

feinne-lcennete hiye-lme'vâ.

Diyanet İşleri Meali

Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.

Nâziât Suresi 42. AyetSayfa 584 · Cüz 30

يَسْأَلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَاهَا

Okunuşu

yes'elûneke `ani-ssâ`ati eyyâne mürsâhâ.

Diyanet İşleri Meali

Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar.

Nâziât Suresi 43. AyetSayfa 584 · Cüz 30

فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَاهَا

Okunuşu

fîme ente min ẕikrâhâ.

Diyanet İşleri Meali

Nerde senden onu anlatması?

Nâziât Suresi 44. AyetSayfa 584 · Cüz 30

إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَاهَا

Okunuşu

ilâ rabbike müntehâhâ.

Diyanet İşleri Meali

Onun bilgisi Rabbine aittir.

Nâziât Suresi 45. AyetSayfa 584 · Cüz 30

إِنَّمَا أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَاهَا

Okunuşu

innemâ ente münẕiru mey yaḫşâhâ.

Diyanet İşleri Meali

Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın.

Nâziât Suresi 46. AyetSayfa 584 · Cüz 30

كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوا إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَاهَا

Okunuşu

keennehüm yevme yeravnehâ lem yelbeŝû illâ `aşiyyeten ev ḍuḥâhâ.

Diyanet İşleri Meali

Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.