ق

Kâf Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

50. sure45 ayetQafMushaf sayfa 51826. cüz

Kâf Suresi'nin 45 ayetini Arapça aslı, Türkçe okunuşu ve Diyanet İşleri meali ile okuyun. Diğer meallerle karşılaştırmak için okuma ekranını kullanabilirsiniz.

Tüm meallerle karşılaştır →
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Kâf Suresi 1. AyetSayfa 518 · Cüz 26

ق ۚ وَالْقُرْآنِ الْمَجِيدِ

Okunuşu

ḳâf. velḳur'âni-lmecîd.

Diyanet İşleri Meali

Kaf. Şanlı Kuran'a and olsun.

Kâf Suresi 2. AyetSayfa 518 · Cüz 26

بَلْ عَجِبُوا أَن جَاءَهُم مُّنذِرٌ مِّنْهُمْ فَقَالَ الْكَافِرُونَ هَـٰذَا شَيْءٌ عَجِيبٌ

Okunuşu

bel `acibû en câehüm münẕirum minhüm feḳâle-lkâfirûne hâẕâ şey'ün `acîb.

Diyanet İşleri Meali

Kafirler, Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da: "Bu şaşılacak bir şey; öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman dirilecek miyiz? Bu, ihtimali olmayan bir dönüştür" dediler.

Kâf Suresi 3. AyetSayfa 518 · Cüz 26

أَإِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا ۖ ذَٰلِكَ رَجْعٌ بَعِيدٌ

Okunuşu

eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbâ. ẕâlike rac`um be`îd.

Diyanet İşleri Meali

Kafirler, Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da: "Bu şaşılacak bir şey; öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman dirilecek miyiz? Bu, ihtimali olmayan bir dönüştür" dediler.

Kâf Suresi 4. AyetSayfa 518 · Cüz 26

قَدْ عَلِمْنَا مَا تَنقُصُ الْأَرْضُ مِنْهُمْ ۖ وَعِندَنَا كِتَابٌ حَفِيظٌ

Okunuşu

ḳad `alimnâ mâ tenḳuṣu-l'arḍu minhüm. ve`indenâ kitâbün ḥafîż.

Diyanet İşleri Meali

Onlardan kimlerin ölüp toprağa karıştığını biliyoruz. Katımızda her şeyi unutulmaktan koruyan bir kitap vardır.

Kâf Suresi 5. AyetSayfa 518 · Cüz 26

بَلْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَاءَهُمْ فَهُمْ فِي أَمْرٍ مَّرِيجٍ

Okunuşu

bel keẕẕebû bilḥaḳḳi lemmâ câehüm fehüm fî emrim merîc.

Diyanet İşleri Meali

Hayır; onlar, gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar; kararsızlık içindedirler.

Kâf Suresi 6. AyetSayfa 518 · Cüz 26

أَفَلَمْ يَنظُرُوا إِلَى السَّمَاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاهَا وَزَيَّنَّاهَا وَمَا لَهَا مِن فُرُوجٍ

Okunuşu

efelem yenżurû ile-ssemâi fevḳahüm keyfe beneynâhâ vezeyyennâhâ vemâ lehâ min fürûc.

Diyanet İşleri Meali

Onlar, üstlerindeki göğü nasıl yapmışız, süslemişizdir bir bakmazlar mı? Onda hiçbir çatlak da yoktur.

Kâf Suresi 7. AyetSayfa 518 · Cüz 26

وَالْأَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَاسِيَ وَأَنبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ بَهِيجٍ

Okunuşu

vel'arḍa medednâhâ veelḳaynâ fîhâ ravâsiye veembetnâ fîhâ min külli zevcim behîc.

Diyanet İşleri Meali

Allah'a yönelen her kula öğüt ve bir belge olarak yeryüzünü yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her güzel türden yetiştirdik.

Kâf Suresi 8. AyetSayfa 518 · Cüz 26

تَبْصِرَةً وَذِكْرَىٰ لِكُلِّ عَبْدٍ مُّنِيبٍ

Okunuşu

tebṣiratev veẕikrâ likülli `abdim münîb.

Diyanet İşleri Meali

Allah'a yönelen her kula öğüt ve bir belge olarak yeryüzünü yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her güzel türden yetiştirdik.

Kâf Suresi 9. AyetSayfa 518 · Cüz 26

وَنَزَّلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً مُّبَارَكًا فَأَنبَتْنَا بِهِ جَنَّاتٍ وَحَبَّ الْحَصِيدِ

Okunuşu

venezzelnâ mine-ssemâi mâem mübâraken feembetnâ bihî cennâtiv veḥabbe-lḥaṣîd.

Diyanet İşleri Meali

Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir.

Kâf Suresi 10. AyetSayfa 518 · Cüz 26

وَالنَّخْلَ بَاسِقَاتٍ لَّهَا طَلْعٌ نَّضِيدٌ

Okunuşu

vennaḫle bâsiḳâtil lehâ ṭal`un neḍîd.

Diyanet İşleri Meali

Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir.

Kâf Suresi 11. AyetSayfa 518 · Cüz 26

رِّزْقًا لِّلْعِبَادِ ۖ وَأَحْيَيْنَا بِهِ بَلْدَةً مَّيْتًا ۚ كَذَٰلِكَ الْخُرُوجُ

Okunuşu

rizḳal lil`ibâdi veaḥyeynâ bihî beldetem meytâ. keẕâlike-lḫurûc.

Diyanet İşleri Meali

Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir.

Kâf Suresi 12. AyetSayfa 518 · Cüz 26

كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَأَصْحَابُ الرَّسِّ وَثَمُودُ

Okunuşu

keẕẕebet ḳablehüm ḳavmü nûḥiv veaṣḥâbü-rrassi veŝemûd.

Diyanet İşleri Meali

Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti.

Kâf Suresi 13. AyetSayfa 518 · Cüz 26

وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ وَإِخْوَانُ لُوطٍ

Okunuşu

ve`âdüv vefir`avnü veiḫvânü lûṭ.

Diyanet İşleri Meali

Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti.

Kâf Suresi 14. AyetSayfa 518 · Cüz 26

وَأَصْحَابُ الْأَيْكَةِ وَقَوْمُ تُبَّعٍ ۚ كُلٌّ كَذَّبَ الرُّسُلَ فَحَقَّ وَعِيدِ

Okunuşu

veaṣḥâbü-l'eyketi veḳavmü tübba`. küllün keẕẕebe-rrusüle feḥaḳḳa ve`îd.

Diyanet İşleri Meali

Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti.

Kâf Suresi 15. AyetSayfa 518 · Cüz 26

أَفَعَيِينَا بِالْخَلْقِ الْأَوَّلِ ۚ بَلْ هُمْ فِي لَبْسٍ مِّنْ خَلْقٍ جَدِيدٍ

Okunuşu

efe`ayînâ bilḫalḳi-l'evvel. bel hüm fî lebsim min ḫalḳin cedîd.

Diyanet İşleri Meali

Biz ilk yaratışta yorulduk mu? Hayır; onlar yeniden yaratılmaktan şüphe etmektedirler.

Kâf Suresi 16. AyetSayfa 519 · Cüz 26

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِ نَفْسُهُ ۖ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ

Okunuşu

veleḳad ḫalaḳne-l'insâne vena`lemü mâ tüvesvisü bihî nefsüh. venaḥnü aḳrabü ileyhi min ḥabli-lverîd.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki insanı Biz yarattık; nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz; Biz ona şah damarından daha yakınız.

Kâf Suresi 17. AyetSayfa 519 · Cüz 26

إِذْ يَتَلَقَّى الْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ الْيَمِينِ وَعَنِ الشِّمَالِ قَعِيدٌ

Okunuşu

iẕ yeteleḳḳe-lmüteleḳḳiyâni `ani-lyemîni ve`ani-şşimâli ḳa`îd.

Diyanet İşleri Meali

Sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler.

Kâf Suresi 18. AyetSayfa 519 · Cüz 26

مَّا يَلْفِظُ مِن قَوْلٍ إِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ

Okunuşu

mâ yelfiżu min ḳavlin illâ ledeyhi raḳîbün `atîd.

Diyanet İşleri Meali

Sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler.

Kâf Suresi 19. AyetSayfa 519 · Cüz 26

وَجَاءَتْ سَكْرَةُ الْمَوْتِ بِالْحَقِّ ۖ ذَٰلِكَ مَا كُنتَ مِنْهُ تَحِيدُ

Okunuşu

vecâet sekratü-lmevt bilḥaḳḳ. ẕâlike mâ künte minhü teḥîd.

Diyanet İşleri Meali

Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir, ey insan, işte bu senin öteden beri korkup kaçtığın şeydir.

Kâf Suresi 20. AyetSayfa 519 · Cüz 26

وَنُفِخَ فِي الصُّورِ ۚ ذَٰلِكَ يَوْمُ الْوَعِيدِ

Okunuşu

venüfiḫa fi-ṣṣûr. ẕâlike yevmü-lve`îd.

Diyanet İşleri Meali

Sura üfürülür. İşte bu geleceği söz verilen gündür.

Kâf Suresi 21. AyetSayfa 519 · Cüz 26

وَجَاءَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَّعَهَا سَائِقٌ وَشَهِيدٌ

Okunuşu

vecâet küllü nefsim me`ahâ sâiḳuv veşehîd.

Diyanet İşleri Meali

Her can, kendisiyle beraber bir sürücü ve şahit bulunduğu halde gelir.

Kâf Suresi 22. AyetSayfa 519 · Cüz 26

لَّقَدْ كُنتَ فِي غَفْلَةٍ مِّنْ هَـٰذَا فَكَشَفْنَا عَنكَ غِطَاءَكَ فَبَصَرُكَ الْيَوْمَ حَدِيدٌ

Okunuşu

leḳad künte fî gafletim min hâẕâ fekeşefnâ `anke giṭâeke febeṣaruke-lyevme ḥadîd.

Diyanet İşleri Meali

Ona: "And olsun ki, sen, bundan gafildin; işte senden gaflet perdesini kaldırdık, bugün artık görüşün keskindir" denir.

Kâf Suresi 23. AyetSayfa 519 · Cüz 26

وَقَالَ قَرِينُهُ هَـٰذَا مَا لَدَيَّ عَتِيدٌ

Okunuşu

veḳâle ḳarînühû hâẕâ mâ ledeyye `atîd.

Diyanet İşleri Meali

Yanındaki melek: "İşte bu yanımdaki hazırdır" der.

Kâf Suresi 24. AyetSayfa 519 · Cüz 26

أَلْقِيَا فِي جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَنِيدٍ

Okunuşu

elḳiyâ fî cehenneme külle keffârin `anîd.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun" buyurur.

Kâf Suresi 25. AyetSayfa 519 · Cüz 26

مَّنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ مُّرِيبٍ

Okunuşu

mennâ`il lilḫayri mü`tedim mürîbün.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun" buyurur.

Kâf Suresi 26. AyetSayfa 519 · Cüz 26

الَّذِي جَعَلَ مَعَ اللَّهِ إِلَـٰهًا آخَرَ فَأَلْقِيَاهُ فِي الْعَذَابِ الشَّدِيدِ

Okunuşu

elleẕî ce`ale me`a-llâhi ilâhen âḫara feelḳiyâhü fi-l`aẕâbi-şşedîd.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun" buyurur.

Kâf Suresi 27. AyetSayfa 519 · Cüz 26

قَالَ قَرِينُهُ رَبَّنَا مَا أَطْغَيْتُهُ وَلَـٰكِن كَانَ فِي ضَلَالٍ بَعِيدٍ

Okunuşu

ḳâle ḳarînühû rabbenâ mâ aṭgaytühû velâkin kâne fî ḍalâlim be`îd.

Diyanet İşleri Meali

Yanındaki şeytan: "Rabbimiz! Ben onu azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklıktaydı" der.

Kâf Suresi 28. AyetSayfa 519 · Cüz 26

قَالَ لَا تَخْتَصِمُوا لَدَيَّ وَقَدْ قَدَّمْتُ إِلَيْكُم بِالْوَعِيدِ

Okunuşu

ḳâle lâ taḫteṣimû ledeyye veḳad ḳaddemtü ileyküm bilve`îd.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Benim katımda çekişmeyin; size bunu önceden bildirmiştim. Benim katımda söz değişmez; Ben kullara asla zulmetmem" der.

Kâf Suresi 29. AyetSayfa 519 · Cüz 26

مَا يُبَدَّلُ الْقَوْلُ لَدَيَّ وَمَا أَنَا بِظَلَّامٍ لِّلْعَبِيدِ

Okunuşu

mâ yübeddelü-lḳavlü ledeyye vemâ ene biżallâmil lil`abîd.

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Benim katımda çekişmeyin; size bunu önceden bildirmiştim. Benim katımda söz değişmez; Ben kullara asla zulmetmem" der.

Kâf Suresi 30. AyetSayfa 519 · Cüz 26

يَوْمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ امْتَلَأْتِ وَتَقُولُ هَلْ مِن مَّزِيدٍ

Okunuşu

yevme neḳûlü licehenneme heli-mtele'ti veteḳûlü hel mim mezîd.

Diyanet İşleri Meali

O gün cehenneme: "Doldun mu?" deriz, o: "Daha var mı?" der.

Kâf Suresi 31. AyetSayfa 519 · Cüz 26

وَأُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ غَيْرَ بَعِيدٍ

Okunuşu

veüzlifeti-lcennetü lilmütteḳîne gayra be`îd.

Diyanet İşleri Meali

Cennet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılır, zaten uzakta değildir.

Kâf Suresi 32. AyetSayfa 519 · Cüz 26

هَـٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ أَوَّابٍ حَفِيظٍ

Okunuşu

hâẕâ mâ tû`adûne likülli evvâbin ḥafîż.

Diyanet İşleri Meali

Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.

Kâf Suresi 33. AyetSayfa 519 · Cüz 26

مَّنْ خَشِيَ الرَّحْمَـٰنَ بِالْغَيْبِ وَجَاءَ بِقَلْبٍ مُّنِيبٍ

Okunuşu

men ḫaşiye-rraḥmâne bilgaybi vecâe biḳalbim münîb.

Diyanet İşleri Meali

Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.

Kâf Suresi 34. AyetSayfa 519 · Cüz 26

ادْخُلُوهَا بِسَلَامٍ ۖ ذَٰلِكَ يَوْمُ الْخُلُودِ

Okunuşu

üdḫulûhâ biselâm. ẕâlike yevmü-lḫulûd.

Diyanet İşleri Meali

Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.

Kâf Suresi 35. AyetSayfa 519 · Cüz 26

لَهُم مَّا يَشَاءُونَ فِيهَا وَلَدَيْنَا مَزِيدٌ

Okunuşu

lehüm mâ yeşâûne fîhâ veledeynâ mezîd.

Diyanet İşleri Meali

Orada dilediklerini bulurlar. Katımızda fazlası da vardır.

Kâf Suresi 36. AyetSayfa 520 · Cüz 26

وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هُمْ أَشَدُّ مِنْهُم بَطْشًا فَنَقَّبُوا فِي الْبِلَادِ هَلْ مِن مَّحِيصٍ

Okunuşu

vekem ehleknâ ḳablehüm min ḳarnin hüm eşeddü minhüm baṭşen feneḳḳabû fi-lbilâd. hel mim meḥîṣ.

Diyanet İşleri Meali

Bu inkarcılardan önce, kendilerinden daha kuvvetli olan, diyar diyar dolaşan nice nesilleri yok etmişizdir. Kurtuluşu var mı?

Kâf Suresi 37. AyetSayfa 520 · Cüz 26

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِمَن كَانَ لَهُ قَلْبٌ أَوْ أَلْقَى السَّمْعَ وَهُوَ شَهِيدٌ

Okunuşu

inne fî ẕâlike leẕikrâ limen kâne lehû ḳalbün ev elḳa-ssem`a vehüve şehîd.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu bunda, kalbi olana veya hazır bulunup kulak verene ders vardır.

Kâf Suresi 38. AyetSayfa 520 · Cüz 26

وَلَقَدْ خَلَقْنَا السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ وَمَا مَسَّنَا مِن لُّغُوبٍ

Okunuşu

veleḳad ḫalaḳne-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ fî sitteti eyyâm. vemâ messenâ mil lügûb.

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattık ve Biz bir yorgunluk da duymadık.

Kâf Suresi 39. AyetSayfa 520 · Cüz 26

فَاصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ الْغُرُوبِ

Okunuşu

faṣbir `alâ mâ yeḳûlûne vesebbiḥ biḥamdi rabbike ḳable ṭulû`i-şşemsi veḳable-lgurûb.

Diyanet İşleri Meali

Söylediklerine sabret; Rabbini, güneşin doğmasından önce ve batışından önce överek tesbih et.

Kâf Suresi 40. AyetSayfa 520 · Cüz 26

وَمِنَ اللَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَأَدْبَارَ السُّجُودِ

Okunuşu

vemine-lleyli fesebbiḥhü veedbâra-ssücûd.

Diyanet İşleri Meali

Geceleyin ve secdelerin ardından O'nu tesbih et.

Kâf Suresi 41. AyetSayfa 520 · Cüz 26

وَاسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ الْمُنَادِ مِن مَّكَانٍ قَرِيبٍ

Okunuşu

vestemi` yevme yünâdi-lmünâdi mim mekânin ḳarîb.

Diyanet İşleri Meali

Bir çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.

Kâf Suresi 42. AyetSayfa 520 · Cüz 26

يَوْمَ يَسْمَعُونَ الصَّيْحَةَ بِالْحَقِّ ۚ ذَٰلِكَ يَوْمُ الْخُرُوجِ

Okunuşu

yevme yesme`ûne-ṣṣayḥate bilḥaḳḳ. ẕâlike yevmü-lḫurûc.

Diyanet İşleri Meali

O gün çığlığı gerçekten duyarlar; işte o, kabirden çıkış günüdür.

Kâf Suresi 43. AyetSayfa 520 · Cüz 26

إِنَّا نَحْنُ نُحْيِي وَنُمِيتُ وَإِلَيْنَا الْمَصِيرُ

Okunuşu

innâ naḥnü nuḥyî venümîtü veileyne-lmeṣîr.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu Biz diriltiriz, Biz öldürürüz, dönüş Bize'dir.

Kâf Suresi 44. AyetSayfa 520 · Cüz 26

يَوْمَ تَشَقَّقُ الْأَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًا ۚ ذَٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَسِيرٌ

Okunuşu

yevme teşeḳḳaḳu-l'arḍu `anhüm sirâ`â. ẕâlike ḥaşrun `aleynâ yesîr.

Diyanet İşleri Meali

O gün, yer yarılır, onlar çabucak ayrılır; bu, Bize göre kolay bir toplamadır.

Kâf Suresi 45. AyetSayfa 520 · Cüz 26

نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ ۖ وَمَا أَنتَ عَلَيْهِم بِجَبَّارٍ ۖ فَذَكِّرْ بِالْقُرْآنِ مَن يَخَافُ وَعِيدِ

Okunuşu

naḥnü a`lemü bimâ yeḳûlûne vemâ ente `aleyhim bicebbârin feẕekkir bilḳur'âni mey yeḫâfü ve`îd.

Diyanet İşleri Meali

Onların dediklerini Biz biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; söz verdiğim günden korkanlara Kuran'la öğüt ver.