الذاريات

Zâriyât Suresi: Arapça, Okunuşu ve Meali

51. sure60 ayetAdh-DhariyatMushaf sayfa 52026. cüz

Zâriyât Suresi'nin 60 ayetini Arapça aslı, Türkçe okunuşu ve Diyanet İşleri meali ile okuyun. Diğer meallerle karşılaştırmak için okuma ekranını kullanabilirsiniz.

Tüm meallerle karşılaştır →
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Zâriyât Suresi 1. AyetSayfa 520 · Cüz 26

وَالذَّارِيَاتِ ذَرْوًا

Okunuşu

veẕẕâriyâti ẕervâ.

Diyanet İşleri Meali

Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.

Zâriyât Suresi 2. AyetSayfa 520 · Cüz 26

فَالْحَامِلَاتِ وِقْرًا

Okunuşu

felḥâmilâti viḳrâ.

Diyanet İşleri Meali

Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.

Zâriyât Suresi 3. AyetSayfa 520 · Cüz 26

فَالْجَارِيَاتِ يُسْرًا

Okunuşu

felcâriyâti yüsrâ.

Diyanet İşleri Meali

Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.

Zâriyât Suresi 4. AyetSayfa 520 · Cüz 26

فَالْمُقَسِّمَاتِ أَمْرًا

Okunuşu

felmüḳassimâti emrâ.

Diyanet İşleri Meali

Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.

Zâriyât Suresi 5. AyetSayfa 520 · Cüz 26

إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَصَادِقٌ

Okunuşu

innemâ tû`adûne leṣâdiḳ.

Diyanet İşleri Meali

Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.

Zâriyât Suresi 6. AyetSayfa 520 · Cüz 26

وَإِنَّ الدِّينَ لَوَاقِعٌ

Okunuşu

veinne-ddîne levâḳi`.

Diyanet İşleri Meali

Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.

Zâriyât Suresi 7. AyetSayfa 521 · Cüz 26

وَالسَّمَاءِ ذَاتِ الْحُبُكِ

Okunuşu

vessemâi ẕâti-lḥubük.

Diyanet İşleri Meali

İçinde yörüngeler bulunan göğe and olsun ki, ey inkarcılar, siz, şüphesiz aykırı görüştesiniz.

Zâriyât Suresi 8. AyetSayfa 521 · Cüz 26

إِنَّكُمْ لَفِي قَوْلٍ مُّخْتَلِفٍ

Okunuşu

inneküm lefî ḳavlim muḫtelif.

Diyanet İşleri Meali

İçinde yörüngeler bulunan göğe and olsun ki, ey inkarcılar, siz, şüphesiz aykırı görüştesiniz.

Zâriyât Suresi 9. AyetSayfa 521 · Cüz 26

يُؤْفَكُ عَنْهُ مَنْ أُفِكَ

Okunuşu

yü'fekü `anhü men üfik.

Diyanet İşleri Meali

Bundan, dönebilecek kimseler döndürülür.

Zâriyât Suresi 10. AyetSayfa 521 · Cüz 26

قُتِلَ الْخَرَّاصُونَ

Okunuşu

ḳutile-lḫarrâṣûn.

Diyanet İşleri Meali

Yalancılığı itiyat edinenlerin, bilgisizliğe saplanıp kalanların canları çıksın!

Zâriyât Suresi 11. AyetSayfa 521 · Cüz 26

الَّذِينَ هُمْ فِي غَمْرَةٍ سَاهُونَ

Okunuşu

elleẕîne hüm fî gamratin sâhûn.

Diyanet İşleri Meali

Yalancılığı itiyat edinenlerin, bilgisizliğe saplanıp kalanların canları çıksın!

Zâriyât Suresi 12. AyetSayfa 521 · Cüz 26

يَسْأَلُونَ أَيَّانَ يَوْمُ الدِّينِ

Okunuşu

yes'elûne eyyâne yevmü-ddîn.

Diyanet İşleri Meali

İşlerin karşılık göreceği günün zamanını sorarlar.

Zâriyât Suresi 13. AyetSayfa 521 · Cüz 26

يَوْمَ هُمْ عَلَى النَّارِ يُفْتَنُونَ

Okunuşu

yevme hüm `ale-nnâri yüftenûn.

Diyanet İşleri Meali

O, kendilerinin ateşte azap görecekleri gündür.

Zâriyât Suresi 14. AyetSayfa 521 · Cüz 26

ذُوقُوا فِتْنَتَكُمْ هَـٰذَا الَّذِي كُنتُم بِهِ تَسْتَعْجِلُونَ

Okunuşu

ẕûḳû fitneteküm. hâẕe-lleẕî küntüm bihî testa`cilûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlara: "Azabınızı tadın; işte acele beklediğiniz bu idi" denir.

Zâriyât Suresi 15. AyetSayfa 521 · Cüz 26

إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ

Okunuşu

inne-lmütteḳîne fî cennâtiv ve`uyûn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini almış olarak bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyi davrananlardı.

Zâriyât Suresi 16. AyetSayfa 521 · Cüz 26

آخِذِينَ مَا آتَاهُمْ رَبُّهُمْ ۚ إِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذَٰلِكَ مُحْسِنِينَ

Okunuşu

âḫiẕîne mâ âtâhüm rabbühüm. innehüm kânû ḳable ẕâlike muḥsinîn.

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini almış olarak bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyi davrananlardı.

Zâriyât Suresi 17. AyetSayfa 521 · Cüz 26

كَانُوا قَلِيلًا مِّنَ اللَّيْلِ مَا يَهْجَعُونَ

Okunuşu

kânû ḳalîlem mine-lleyli mâ yehce`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlar, geceleri az uyuyanlardı.

Zâriyât Suresi 18. AyetSayfa 521 · Cüz 26

وَبِالْأَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ

Okunuşu

vebil'esḥâri hüm yestagfirûn.

Diyanet İşleri Meali

Seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi.

Zâriyât Suresi 19. AyetSayfa 521 · Cüz 26

وَفِي أَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِّلسَّائِلِ وَالْمَحْرُومِ

Okunuşu

vefî emvâlihim ḥaḳḳul lissâili velmaḥrûm.

Diyanet İşleri Meali

Onların mallarında muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı, onu verirlerdi.

Zâriyât Suresi 20. AyetSayfa 521 · Cüz 26

وَفِي الْأَرْضِ آيَاتٌ لِّلْمُوقِنِينَ

Okunuşu

vefi-l'arḍi âyâtül lilmûḳinîn.

Diyanet İşleri Meali

Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinizde Allah'ın varlığına nice deliller vardır; görmez misiniz?

Zâriyât Suresi 21. AyetSayfa 521 · Cüz 26

وَفِي أَنفُسِكُمْ ۚ أَفَلَا تُبْصِرُونَ

Okunuşu

vefî enfüsiküm. efelâ tübṣirûn.

Diyanet İşleri Meali

Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinizde Allah'ın varlığına nice deliller vardır; görmez misiniz?

Zâriyât Suresi 22. AyetSayfa 521 · Cüz 26

وَفِي السَّمَاءِ رِزْقُكُمْ وَمَا تُوعَدُونَ

Okunuşu

vefi-ssemâi rizḳuküm vemâ tû`adûn.

Diyanet İşleri Meali

Rızkınız da, size söz verilen azap da yukarıdan gelir.

Zâriyât Suresi 23. AyetSayfa 521 · Cüz 26

فَوَرَبِّ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ إِنَّهُ لَحَقٌّ مِّثْلَ مَا أَنَّكُمْ تَنطِقُونَ

Okunuşu

feverabbi-ssemâi vel'arḍi innehû leḥaḳḳum miŝle mâ enneküm tenṭiḳûn.

Diyanet İşleri Meali

Göğün ve yerin Rabbine and olsun ki bu, sizin konuşmanız kadar kesin ve gerçektir.

Zâriyât Suresi 24. AyetSayfa 521 · Cüz 26

هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ ضَيْفِ إِبْرَاهِيمَ الْمُكْرَمِينَ

Okunuşu

hel etâke ḥadîŝü ḍayfi ibrâhîme-lmükramîn.

Diyanet İşleri Meali

İbrahim'in ikram edilmiş konuklarının haberi sana geldi mi?

Zâriyât Suresi 25. AyetSayfa 521 · Cüz 26

إِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًا ۖ قَالَ سَلَامٌ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ

Okunuşu

iẕ deḫalû `aleyhi feḳâlû selâmâ. ḳâle selâm. ḳavmüm münkerûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlar, İbrahim'in yanına girip: "Selam sana" demişlerdi, İbrahim de: "Selam size" demişti; içinden de, onların "tanınmamış bir topluluk" olduğunu geçirmişti.

Zâriyât Suresi 26. AyetSayfa 521 · Cüz 26

فَرَاغَ إِلَىٰ أَهْلِهِ فَجَاءَ بِعِجْلٍ سَمِينٍ

Okunuşu

ferâga ilâ ehlihî fecâe bi`iclin semîn.

Diyanet İşleri Meali

Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne sürüp: "Yemez misiniz?" demişti.

Zâriyât Suresi 27. AyetSayfa 521 · Cüz 26

فَقَرَّبَهُ إِلَيْهِمْ قَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ

Okunuşu

feḳarrabehû ileyhim ḳâle elâ te'külûn.

Diyanet İşleri Meali

Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne sürüp: "Yemez misiniz?" demişti.

Zâriyât Suresi 28. AyetSayfa 521 · Cüz 26

فَأَوْجَسَ مِنْهُمْ خِيفَةً ۖ قَالُوا لَا تَخَفْ ۖ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَامٍ عَلِيمٍ

Okunuşu

feevcese minhüm ḫîfeh. ḳâlû lâ teḫaf. vebeşşerûhü bigulâmin `alîm.

Diyanet İşleri Meali

(Yemediklerini görünce) onlardan endişeye düştü; "Korkma" dediler ve ona bilgin bir oğul sahibi olacağını müjdelediler.

Zâriyât Suresi 29. AyetSayfa 521 · Cüz 26

فَأَقْبَلَتِ امْرَأَتُهُ فِي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَقِيمٌ

Okunuşu

feaḳbeleti-mraetühû fî ṣarratin feṣakket vechehâ veḳâlet `acûzün `aḳîm.

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine karısı hayretle seslenerek geldi, elleriyle yüzünü kapayarak: "kısır bir kocakarı!" dedi.

Zâriyât Suresi 30. AyetSayfa 521 · Cüz 26

قَالُوا كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ ۖ إِنَّهُ هُوَ الْحَكِيمُ الْعَلِيمُ

Okunuşu

ḳâlû keẕâliki ḳâle rabbük. innehû hüve-lḥakîmü-l`alîm.

Diyanet İşleri Meali

Melekler: "Bu böyledir, Rabbin söylemiştir; doğrusu O, Hakim olandır, bilendir" dediler.

Zâriyât Suresi 31. AyetSayfa 522 · Cüz 27

قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ

Okunuşu

ḳâle femâ ḫaṭbüküm eyyühe-lmürselûn.

Diyanet İşleri Meali

İbrahim: "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.

Zâriyât Suresi 32. AyetSayfa 522 · Cüz 27

قَالُوا إِنَّا أُرْسِلْنَا إِلَىٰ قَوْمٍ مُّجْرِمِينَ

Okunuşu

ḳâlû innâ ürsilnâ ilâ ḳavmim mücrimîn.

Diyanet İşleri Meali

Elçiler: "Suçlu bir milletin üzerine, Rabbinin katından işaretli olarak, aşırı gidenlere mahsus sert taşlar göndermekle görevlendirildik" dediler.

Zâriyât Suresi 33. AyetSayfa 522 · Cüz 27

لِنُرْسِلَ عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِّن طِينٍ

Okunuşu

linürsile `aleyhim ḥicâratem min ṭîn.

Diyanet İşleri Meali

Elçiler: "Suçlu bir milletin üzerine, Rabbinin katından işaretli olarak, aşırı gidenlere mahsus sert taşlar göndermekle görevlendirildik" dediler.

Zâriyât Suresi 34. AyetSayfa 522 · Cüz 27

مُّسَوَّمَةً عِندَ رَبِّكَ لِلْمُسْرِفِينَ

Okunuşu

müsevvemeten `inde rabbike lilmüsrifîn.

Diyanet İşleri Meali

Elçiler: "Suçlu bir milletin üzerine, Rabbinin katından işaretli olarak, aşırı gidenlere mahsus sert taşlar göndermekle görevlendirildik" dediler.

Zâriyât Suresi 35. AyetSayfa 522 · Cüz 27

فَأَخْرَجْنَا مَن كَانَ فِيهَا مِنَ الْمُؤْمِنِينَ

Okunuşu

feaḫracnâ men kâne fîhâ mine-lmü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine, suçlu milletin arasında bulunan müminleri çıkardık.

Zâriyât Suresi 36. AyetSayfa 522 · Cüz 27

فَمَا وَجَدْنَا فِيهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِّنَ الْمُسْلِمِينَ

Okunuşu

femâ vecednâ fîhâ gayra beytim mine-lmüslimîn.

Diyanet İşleri Meali

Zaten orada, kendini Allah'a vermiş sadece bir tek ev halkı bulduk.

Zâriyât Suresi 37. AyetSayfa 522 · Cüz 27

وَتَرَكْنَا فِيهَا آيَةً لِّلَّذِينَ يَخَافُونَ الْعَذَابَ الْأَلِيمَ

Okunuşu

veteraknâ fîhâ âyetel lilleẕîne yeḫâfûne-l`aẕâbe-l'elîm.

Diyanet İşleri Meali

Can yakıcı azabdan korkanlar için, o beldede bir işaret, bir kalıntı bıraktık.

Zâriyât Suresi 38. AyetSayfa 522 · Cüz 27

وَفِي مُوسَىٰ إِذْ أَرْسَلْنَاهُ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ بِسُلْطَانٍ مُّبِينٍ

Okunuşu

vefî mûsâ iẕ erselnâhü ilâ fir`avne bisülṭânim mübîn.

Diyanet İşleri Meali

Musa'nın başından geçenlerde de ibret vardır: Onu apaçık delille Firavun'a gönderdik.

Zâriyât Suresi 39. AyetSayfa 522 · Cüz 27

فَتَوَلَّىٰ بِرُكْنِهِ وَقَالَ سَاحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ

Okunuşu

fetevellâ biruknihî veḳâle sâḥirun ev mecnûn.

Diyanet İşleri Meali

Firavun, erkaniyle birlikte hakdan yüz çevirdi; "sihirbazdır veya delidir" dedi.

Zâriyât Suresi 40. AyetSayfa 522 · Cüz 27

فَأَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٌ

Okunuşu

feeḫaẕnâhü vecünûdehû fenebeẕnâhüm fi-lyemmi vehüve mülîm.

Diyanet İşleri Meali

Sonunda onu ve ordularını yakalayıp denize attık. O, kınanmayı haketmişti.

Zâriyât Suresi 41. AyetSayfa 522 · Cüz 27

وَفِي عَادٍ إِذْ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الرِّيحَ الْعَقِيمَ

Okunuşu

vefî `âdin iẕ erselnâ `aleyhimü-rrîḥa-l`aḳîm.

Diyanet İşleri Meali

Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.

Zâriyât Suresi 42. AyetSayfa 522 · Cüz 27

مَا تَذَرُ مِن شَيْءٍ أَتَتْ عَلَيْهِ إِلَّا جَعَلَتْهُ كَالرَّمِيمِ

Okunuşu

mâ teẕeru min şey'in etet `aleyhi illâ ce`alethü kelramîm.

Diyanet İşleri Meali

Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.

Zâriyât Suresi 43. AyetSayfa 522 · Cüz 27

وَفِي ثَمُودَ إِذْ قِيلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا حَتَّىٰ حِينٍ

Okunuşu

vefî ŝemûde iẕ ḳîle lehüm temette`û ḥattâ ḥîn.

Diyanet İşleri Meali

Semud milletinin başına gelende de ibret vardır: Onlara, "Bir süreye kadar zevklenin" denmişti.

Zâriyât Suresi 44. AyetSayfa 522 · Cüz 27

فَعَتَوْا عَنْ أَمْرِ رَبِّهِمْ فَأَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ وَهُمْ يَنظُرُونَ

Okunuşu

fe`atev `an emri rabbihim feeḫaẕethümu-ṣṣâ`iḳatü vehüm yenżurûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlar Rablerinin buyruğundan çıkmışlardı; bunun üzerine kendilerini gözleri göre göre yıldırım çarptı.

Zâriyât Suresi 45. AyetSayfa 522 · Cüz 27

فَمَا اسْتَطَاعُوا مِن قِيَامٍ وَمَا كَانُوا مُنتَصِرِينَ

Okunuşu

feme-steṭâ`û min ḳiyâmiv vemâ kânû münteṣirîn.

Diyanet İşleri Meali

Ayağa kalkacak güçleri kalmadı, yardım da görmediler.

Zâriyât Suresi 46. AyetSayfa 522 · Cüz 27

وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِقِينَ

Okunuşu

veḳavme nûḥim min ḳabl. innehüm kânû ḳavmen fâsiḳîn.

Diyanet İşleri Meali

Daha önce de Nuh milletini cezalandırmıştık. Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir milletti.

Zâriyât Suresi 47. AyetSayfa 522 · Cüz 27

وَالسَّمَاءَ بَنَيْنَاهَا بِأَيْدٍ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ

Okunuşu

vessemâe beneynâhâ bieydiv veinnâ lemûsi`ûn.

Diyanet İşleri Meali

Göğü, gücümüzle Biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.

Zâriyât Suresi 48. AyetSayfa 522 · Cüz 27

وَالْأَرْضَ فَرَشْنَاهَا فَنِعْمَ الْمَاهِدُونَ

Okunuşu

vel'arḍa feraşnâhâ feni`me-lmâhidûn.

Diyanet İşleri Meali

Yeryüzünü biz yayıp döşedik: Ne güzel döşeyiciyiz!

Zâriyât Suresi 49. AyetSayfa 522 · Cüz 27

وَمِن كُلِّ شَيْءٍ خَلَقْنَا زَوْجَيْنِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Okunuşu

vemin külli şey'in ḫalaḳnâ zevceyni le`alleküm teẕekkerûn.

Diyanet İşleri Meali

İbret alasınız diye her şeyi çift çift yaratmışızdır.

Zâriyât Suresi 50. AyetSayfa 522 · Cüz 27

فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ ۖ إِنِّي لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

Okunuşu

fefirrû ile-llâh. innî leküm minhü neẕîrum mübîn.

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Öyleyse Allah'a koşusun; doğrusu ben sizi O'nun azabı ile açıkça uyaranım."

Zâriyât Suresi 51. AyetSayfa 522 · Cüz 27

وَلَا تَجْعَلُوا مَعَ اللَّهِ إِلَـٰهًا آخَرَ ۖ إِنِّي لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

Okunuşu

velâ tec`alû me`a-llâhi ilâhen âḫar. innî leküm minhü neẕîrum mübîn.

Diyanet İşleri Meali

"Allah'ın yanında başkasını tanrı kılmayın; doğrusu ben sizi O'nun azabı ile açıkça uyaranım."

Zâriyât Suresi 52. AyetSayfa 523 · Cüz 27

كَذَٰلِكَ مَا أَتَى الَّذِينَ مِن قَبْلِهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا قَالُوا سَاحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ

Okunuşu

keẕâlike mâ ete-lleẕîne min ḳablihim mir rasûlin illâ ḳâlû sâḥirun ev mecnûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlardan öncekilere, herhangi bir peygamber gelince: "sihirbazdır" veya "Delidir" derlerdi.

Zâriyât Suresi 53. AyetSayfa 523 · Cüz 27

أَتَوَاصَوْا بِهِ ۚ بَلْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ

Okunuşu

etevâṣav bih. bel hüm ḳavmün ṭâgûn.

Diyanet İşleri Meali

Öncekiler sonrakilere böyle mi vasiyet ettiler? Hayır; bunlar azgın bir millettir.

Zâriyât Suresi 54. AyetSayfa 523 · Cüz 27

فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَا أَنتَ بِمَلُومٍ

Okunuşu

fetevelle `anhüm femâ ente bimelûm.

Diyanet İşleri Meali

Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin.

Zâriyât Suresi 55. AyetSayfa 523 · Cüz 27

وَذَكِّرْ فَإِنَّ الذِّكْرَىٰ تَنفَعُ الْمُؤْمِنِينَ

Okunuşu

veẕekkir feinne-ẕẕikrâ tenfe`u-lmü'minîn.

Diyanet İşleri Meali

Öğüt ver; doğrusu öğüt inananlara fayda verir.

Zâriyât Suresi 56. AyetSayfa 523 · Cüz 27

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ

Okunuşu

vemâ ḫalaḳtü-lcinne vel'inse illâ liya`büdûn.

Diyanet İşleri Meali

Cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etmeleri için yaratmışımdır.

Zâriyât Suresi 57. AyetSayfa 523 · Cüz 27

مَا أُرِيدُ مِنْهُم مِّن رِّزْقٍ وَمَا أُرِيدُ أَن يُطْعِمُونِ

Okunuşu

mâ ürîdü minhüm mir rizḳiv vemâ ürîdü ey yuṭ`imûn.

Diyanet İşleri Meali

Onlardan bir rızık istemem; Beni doyurmalarını da istemem.

Zâriyât Suresi 58. AyetSayfa 523 · Cüz 27

إِنَّ اللَّهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ

Okunuşu

inne-llâhe hüve-rrazzâḳu ẕü-lḳuvveti-lmetîn.

Diyanet İşleri Meali

Şüphesiz rızıklandıran da, güç ve kuvvet sahibi olan da Allah'tır.

Zâriyât Suresi 59. AyetSayfa 523 · Cüz 27

فَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا ذَنُوبًا مِّثْلَ ذَنُوبِ أَصْحَابِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ

Okunuşu

feinne lilleẕîne żalemû ẕenûbem miŝle ẕenûbi aṣḥâbihim felâ yesta`cilûn.

Diyanet İşleri Meali

Zulmedenlerin, geçmiş arkadaşlarının suçlarına benzer suçları vardır; cezalarını Benden acele istemesinler.

Zâriyât Suresi 60. AyetSayfa 523 · Cüz 27

فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا مِن يَوْمِهِمُ الَّذِي يُوعَدُونَ

Okunuşu

feveylül lilleẕîne keferû miy yevmihimü-lleẕî yû`adûn.

Diyanet İşleri Meali

Söz verilen günün azabından vay o inkar edenlere!